Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/446 E. 2023/718 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/446
KARAR NO : 2023/718
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1645 E., 2022/1332 K.
DAVALILAR :1-…
vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.08.2014
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/426 E., 2019/141 K.

Taraflar arasındaki hizmet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davacı …’un davalı … Belediyesinde ne kadar süre ile çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini, söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve diğer tüm masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili, Davacı tarafından mahkemeye sunulan 23.08.2014 tarihli dava dilekçesinde 01.01.2013 ile 30.09.2013 tarihleri arasında … bünyesinde sigortalı olarak çalıştığının tespitini istemiş ise de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının SGK kayıtları incelendiğinde talep edilen tarihlerde herhangi bir yerde işe giriş çıkışının olmadığı sabittir. Davacının Ziraat Bankası kayıtları incelendiğinde Ocak 2013 maaşı adı altında hesabına para yatırıldığı ayrıca davalı … Belediyesi’nin Ziraat Bankası hesabından ise davacının 2013 yılında 10. Ayına kadar değişik tarihlerde para çektiği sabittir. Ayrıca davalı … tarafından düzenlenen 2013 yılı geçici işçi çizelgesinde davacının adı mevcut olup, davacıya toplam 6.620 TL ödeme yapıldığı sabittir. Dinlenen davacı tanıkları aynı zamanda bordro tanıkları olup davacının temizlik işi yaptığını, ücretini aldığını beyan etmişlerdir. Bu beyan ve eldeki belgeler karşısında davacının 2013 yılı Ocak ayından Eylül ayı sonuna kadar davalı iş yerinde çalıştığına kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacının davasının kabulü ile,
1-Davacının … sicil numaralı davalı iş yerinde 01/01/2013 – 30/09/2013 tarihleri arasında 270 gün hizmetinin olduğunun tespitine, …” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili özet olarak ;mahkemenin yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın eldeki kararın verildiğini beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı İrfan Başak vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” denmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili Yerel Mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, ayrıca tanıkların beyanlarının nazara alınmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-Dava, hizmet tespitine ilişkin olup, yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleridir.

Anılan maddeye göre, belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar mahkemeye başvurarak sigortalı hizmetlerini alacakları ilamla tespit ettirebilirler.

2-1982 Anayasası 142/3 maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 inci maddesinde:
“(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;

“(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”

Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297. maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

3. Değerlendirme
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında “Davalı İrfan Başak vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” denilerek dava ile ilgisi olmayan kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.