YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4475
KARAR NO : 2023/5669
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/279 E., 2023/186 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 E., 2021/150 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Mersin Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken 08.04.2017 günü saat 09.00 sularında içerisinde bulunduğu, Kanber Alıcı sevk ve idaresindeki 33 D 3412 plaka sayılı emniyete tahsisli araçla göreve gitmek üzere Silifke ilçesinden Aydıncık ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken Aynalıgöl mağarası mevkiine geldiğinde zeminin ıslak ve kaygan olması nedeniyle sürücünün virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildiğini ve müvekkilinin olay sebebiyle yaralanarak iş gücü (efor) kaybına uğradığını, olayın polislik yani iç güvenlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana gelmiş olduğunu, olayda müvekkilinin herhangi bir kasti veya kusuru bulunmadığını, olayın ardından müvekkiline 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması için yapılan başvuruya davalı idarenin 28.12.2019 tarih ve 23361321-205.01.01.E.2066398489.788.447 sayılı yazısı ile ret cevabi verdiğini, ret cevabının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut olayda da, 08.04.2017 tarihinde Barolar Birliği Başkanı … mitinginde asayiş ve güvenliğin sağlanması görevini yapmak üzere Anamura giderken geçirdiği trafik kazası sonucu görev malulü olan davacı hakkında; 2330 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki “bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik burumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, %25 artırılarak ödenir.” hükmünün uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; davanın kabulüne, davacı hakkında 2330 sayılı nakdi tazminat ve aylık bağlanması hakkındaki kanun hükümleri uygulanmak suretiyle aylık bağlanmasına, davalı Kurumun 28.12.2019 tarih ve 23361321-205.01.01.E.2066398489.788.447 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 5434 sayılı Kanun uyarınca iştirakçi olup, 01.10.2008 tarihinden sonra iştirakçi olanlar bakımından 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi uyarınca işlem yapılacağını, hangi hallerde 2330 sayılı Kanun’un uygulanacağının yasanın 1 ve 2 inci maddeleri ile açıklandığını, resmi araçta iken Mersin ili Anamur ilçesine gitmek üzere yola çıkan davacının kaza geçirerek yaralanması üzerine vazife malulü olmadığına dair verilen karara karşı idari yargıya başvurduğunu, yargı kararı ile vazife malulü olduğu ve idari polisliğe alınması yönün Kurumun 02.07.2009 tarihli kararı ile 1053 sayılı Nizamnameye göre maluliyet derecesinin 6 olduğuna ve Emniyet Teşkilatı Şartları Yönetmeliğinin 17 inci maddesi gereğince çalışmaya devam edebileceğine karar verildiğini, davacının hakkında 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malüllüğü hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi üzerine idari yargı kararında buna ilişkin bir açıklama olmaması nedeniyle reddedildiğini, 2330 sayılı Kanun’un uygulama şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamına göre; davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Mersin Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta iken 08.04.2017 tarihinde Mersin ili Anamur ilçesinde ya gönderildiğinin günlük görev listesi ile belirlendiği, içerisinde bulunduğu resmi araçla seyir halindeyken, Mersin-Aydıncık Aynaligöl mevkiinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanarak idari polisliğe alınması talebinin reddedilmesi üzerine, Mersin 2. İdare Mahkemesinde açılan davada verilen 28.03.2019 tarih ve 2019/349 E ve 2019/261 K sayılı kararı ile Kurum işleminin iptaline dair karar verilmesi üzerine 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulandığı, davacı vekilinin 11.11.2019 tarihli ve 801964 varide sayılı dilekçesi ile müvekkiline 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 28.12.2019 tarihli yazısı ile müvekkilinin yaralanmasına neden olan ve yukarıda açıklanan olayın 2330 sayılı Kanunda tanımlandığı üzere güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğinden, vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmesine kanunen imkan bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının polis memuru olarak 2330 sayılı Kanunda sayılan kişilerden olduğu, kaza günü resmi araçta iken asayişin sağlanması ile ilgili dış göreve giderken kaza geçirmesi nedeniyle kazanın görevin etki ve sebebiyle girdiğine dair geniş anlamda yorum yapılmasının hukuki güvenlik ilkesine daha uygun olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanması talebinin reddine dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 47 nci, 2330 sayılı Kanun’un 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.