YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/448
KARAR NO : 2023/1242
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/782 E., 2022/1574 K.
DAVALILAR : 1- … 2- … 3- …
4- … 5-…
6- … Fındık San. Tic. A.Ş.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : …
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/135 E., 2021/797 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın feri müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.1978 tarihinden itibaren fındık işiyle uğraşan davalı işveren …’e ait 25 sicil sayılı işyerinde fındık ayıklama işçisi olarak sigortalı olarak çalışmaya başladığını, aynı işyerinde, aynı işverene ait … sicil sayılı işyerinde ve… Fındık San. Tic. A.Ş. adını alan … sicil sayılı işyerinde sigortalı olarak çalışmalarını 31.01.1985 tarihine kadar sürdürdüğünü, davalı …’in 31.01.1990 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle davanın mirasçıları aleyhine ikame edildiğini, … San. Tic. A.Ş.’nin ticaret sicilinden silindiğini, bu şirketin davacı tarafından ihya edildiğini, dilekçe ekinde veraset ilamı örneği ve Ticaret Mahkemesi karar örneğini sunduklarını; davacının davalıya ait işyerinde her ay tam gün çalışmasına karşın işverenin çalışmalarını eksik gösterdiğini, belirterek davacının işe başladığı 01.10.1978 tarihinden işine son verildiği 31.01.1985 tarihine kadar davalı işveren yanında 30 gün üzerinden asgari ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … mirasçıları açılan davaya yasal süresi içerisinde cevap vermemişler, duruşmalara da katılmamışlardır.
2.Feri müdahil SGK vekili, bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından tespit edilip edilmediği hususunun araştırılması gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, kurumun işlem yaparken resmi kayıt ve belgelere dayandığını, davacının da davasını resmi delil ve belgelerle ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
Davacı … (…)’ın davalı işveren …’e ait 25 ve … sigorta sicil nolu işyerleri ile davalı … Fındık San. Tic. A.Ş’ye ait … sigorta sicil nolu işyerinde kuruma bildirilenler dışında;
01.10.1978-05.06.1979 tarihleri arasında 192 gün,
01.09.1979-06.05.1980 tarihleri arasında 199 gün,
01.09.1980-04.05.1981 tarihleri arasında 174 gün,
01.09.1981-30.05.1982 tarihleri arasında 131 gün,
01.09.1982-31.07.1984 tarihleri arasında 607 gün,
01.09.1984-31.01.1985 tarihleri arasında 116 gün olmak üzere toplam 1419 gün daha asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde, hakdüşürücü sürenin geçtiği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feri müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
2. Somut olayda ihyasına karar verilen davalı şirket hakkında herhangi bir temsile yetkili tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla, mahkemece öncelikle yapılacak iş yukarıda belirtilen esaslar dahilinde ihyasına karar verilen davalı şirkete tasfiye memuru atanması sağlanıp, atanan tasfiye memurunu usulüne uygun tebliğ yapılarak katılımı sağlandıktan sonra, yapılacak yargılama sonucuna göre dava hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…