Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4534 E. 2023/5025 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4534
KARAR NO : 2023/5025
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/409 E., 2022/770 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 10.05.1983 tarihindeki çalışması ile ilgili 06.06.1983 tarihli işe giriş bildirgesini Kurum kayıtlarına intikal ettirmesine rağmen işe giriş bildirgesinin hizmet cetveline işlenmemesi ve işyeri bordrosunda davacının adının yer almaması nedeniyle 10.05.1983 tarihindeki çalışmanın kabul edilmediğini ileri sürerek sigortalılık başlangıç tarihinin 10.05.1983 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, kurum kayıtları incelendiğinde davacının iddia ettiği tarihlerde davalı işyerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir resmi kayıt ve belge bulunmadığını, bordro kayıtlarında herhangi bir prim ödemesine rastlanılmadığı gibi kurum tarafından da bu yönde bir tespit yapılmadığını savunarak, yersiz ve haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut davada, davacının işveren nezdinde çalıştığı işe giriş bildirgesiyle sabittir. Tanıklar da çalışma olgusunu doğrulamaktadır. İşe giriş bildirgesi doğrultusunda davacıya sigorta sicil numarası verilmiştir. SGK il müdürlüğünün 18.05.2017 tarihli yazılarında ise davacıya ait sigorta sicil numarasının 1983 – 1984 yıllarında verilen seri içerisinde olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırma sonucu davacının söz konusu yıllarda öğrenim kaydının olmadığı, çalışmasının üretime yönelik olduğu anlaşıldığı, böylece davacının 08.06.1983 tarihli ve 67313 sayılı varide sayılı işe giriş bildirgesinde de belirtildiği üzere; 10.05.1983 tarihinde … sicil numaralı işyerinde çalıştığı anlaşılmış olduğundan davanın kabulüne,14614972 sigorta sicil numaralı Mehmet oğlu, 10.04.1968 doğumlu, … T.C. Kimlik Numaralı …’ın … sicil numaralı …-… ünvanlı işyerinde 10.05.1983 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Mahkemece gerekli araştırmaların yapıldığı, davanın bir günlük hizmet tespiti talebini içermesi sebebiyle Kurum’un davalı olarak gösterilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının fiilen çalıştığının ispatlandığı, davada sadece bir günlük hizmet tespiti talep edildiği, davacının o tarihte 18 yaşını doldurmamasının Kurumca kararın infazı aşamasında dikkate alınacağı anlaşıldığından başvurunun duruşma açılmadan HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.09.2021 tarihli ve 2021/432 E. 2021/10535 K. sayılı ilamında; somut dosyada; öncelikle davacının öğrenim durumu araştırılmalı, çıraklık eğitim merkezi ile yazışma yapılmak suretiyle bu dönemde davacının merkezde kayıtlı olup olmadığı ve hangi sıfatla eğitim 15 yaşında bulunan davacının yaptığı işin niteliği sorulup, bu husus açıklığa kavuşturulmalıdır. Ayrıca, komşu iş yeri ve bunların bordrolarda kayıtlı çalışanları tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenilmeli, komşu iş yerleri ile ilgili kayıtlar celp edilerek verilen beyanlar denetlenmeli, bu şekilde davacının çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yönelik mi olduğu tespit edilerek, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut davada, davacının işveren nezdinde çalıştığı işe giriş bildirgesiyle sabittir. Tanıklar da çalışma olgusunu doğrulamaktadır. İşe giriş bildirgesi doğrultusunda davacıya sigorta sicil numarası verilmiştir. Kurum yazılarında ise davacıya ait sigorta sicil numarasının 1983 – 1984 yıllarında verilen seri içerisinde olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırma sonucu davacının söz konusu yıllarda öğrenim kaydının olmadığı, çalışmasının üretime yönelik olduğu anlaşıldığı, böylece davacının 08.06.1983 tarihli ve 67313 sayılı varide sayılı işe giriş bildirgesinde de belirtildiği üzere; 10.05.1983 tarihinde … sicil numaralı işyerinde çalıştığı anlaşılmış ve davanın kabulüne 14614972 sigorta sicil numaralı Mehmet oğlu, 10.04.1968 doğumlu, … T.C. Kimlik Numaralı …’ın … sicil numaralı …-… ünvanlı işyerinde 10.05.1983 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, çalışmanın ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıcının 10.05.1983 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
Somut dosyada, davacı sigorta başlangıç tarihinin 10.05.1983 olduğunun tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, davacının doğum tarihi 10.04.1968 olduğu halde 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinin uygulanmaması isabetli değildir.

5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür. Maddedeki “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, aynı kanunun Geçici 54 üncü maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunanlar için bu maddenin yani 18 yaş sınırının uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Buna göre; 10.04.1968 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin18 yaşını doldurulduğu 10.04.1986 olduğu ve bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1. Fıkrasından sonra gelmek üzere “ 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 10.04.1986 tarihi olduğunun ve davacının bu tarihten önce olan çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.