Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4561 E. 2023/4713 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4561
KARAR NO : 2023/4713
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/3033 E., 2022/1892 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/236 E., 2020/165 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde tır şoförü olarak çalıştığını, sadece yolluk adı altında ücret aldığını, sigorta primlerinin ise asgari ücret üzerinden ödendiğini iddia ederek; 2012 Aralık-20013 Mayıs aylarındaki sigorta primine esas kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum açısından pasif husumet yokluğu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 21.04.2017 tarihinde vermiş olduğu tahsis talebine istinaden 01.05.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının bağlandığını, aylık bağlanmasında davacının çalışmış olduğu işyerindeki işverenin davalı Kuruma bildirdiği prime esas kazançların dikkate alınarak aylık bağlandığını, aylık bağlamada davacının çalıştığı işyerindeki konumu yaptığı işin aylık bağlamada davacının çalışmış olduğu işyerindeki işverenin kuruma bildirdiği prime esas kazançların dikkate alınarak aylık bağlanmış olduğunu davalı kurumun yasaya uygun işlem yaptığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …-Tur Ltd. Şti. davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi
yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu olayda davacı davalı işyerinde çalıştığı dönemde ücretin asgari ücreti üzerinde bulunduğu iddia ederek sigorta primine esas kazancın tespitini talep etmiş ise de; dinlenilen davacı tanıkları ağırlıklı olarak davacının asgari ücretle çalıştığını, ayrıca dinlenilen bordro tanıkları da davanın yurt içi şoförü olarak çalıştığını, dosyada bulunan yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre davacının davalı iş yerinde çalıştığı dönem olan 2012 yılı Aralık ayından 2013 yılı Mayıs ayına kadar herhangi bir yurt dışı giriş- çıkış kaydı bulunmadığı gözetilerek davacının davalı işyerinde sigorta primine esas kazancına dahil edilebilecek harcırah ödemesi almadığı hususları gözetilmiş, ayrıca davacı adına tanzim edilmiş ve Yargıtay dairelerinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre davacı adına düzenlenmiş dış harcama listesi veya benzer mahiyette bir belge dosyaya ibraz edilmediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde;

Davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile kurulduğundan bozulması gerektiğini, dava dilekçesinde açıkça davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının yurtdışı ve/veya yurtiçi olduğu belirtilmesine rağmen, salt yurtdışı çalışma bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harcırah (yolluk) işçinin görevli bulunduğu yerden başka yerlere geçici görevle gönderilirken yapacağı ek masrafa karşılık yapılan ödemeler olup, davalı işyeri tarafından her sefer için yapılan ödemelerin bu mahiyette kaldığı, davalı işyerinin davacıya ücreti dışında sefer başına ödeme yaparken asıl amacının davacının yapacağı ek masrafları karşılamak olup, onun ücretini artırmak gibi bir amaç içinde olmadığı, davacıya yapılan ödemelerin yolluk kapsamında kalması nedeniyle prime esas kazançlar arasında sayılamayacağına dair Yargıtay 10 HD. 01.10.2020 gün 2020/3375 E-2020/5320 K. sayılı kararı dikkate alındığında; dinlenilen bordro tanıkları davacının yurt içi şöförü olarak çalıştığını beyan etmiş olup, dosyada bulunan yurt dışı giriş- çıkış kayıtlarına göre davacının davalı işyerinde çalıştığı dönem olan 2012 yılı Aralık ayından 2013 yılı Mayıs ayına kadar herhangi bir yurt dışı giriş- çıkış kaydı bulunmadığı dikkate alındığında davacının davalı işyerinde sigorta primine esas kazancına dahil edilebilecek harcırah ödemesi almadığı kanaatine varılarak, ayrıca davacı adına tanzim edilmiş ve Yargıtay dairelerinin istikrar kazanmış içtihatları gereğince davacı, düzenlenmiş dış harcarama listesi veya benzer mahiyette herhangi bir belge de dosyaya ibraz edilmediği hususları dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olup, verilen kararda usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık olmayıp, davacı vekilinin istinaf talebi haklı olmadığı gerekçesiyle;

Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası ile 77 ve 80 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.