YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4590
KARAR NO : 2023/5022
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1197 E., 2022/2275 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/92 E., 2021/351 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının müteveffa annesinden dolayı dul ve yetim maaşı aldığını, 26.04.2004 yılında boşanmış olduğu için bu tarihten itibaren maaş almaya başladığını, kurumca “eski eşi ile birlikte yaşadığının tespiti ile maaşının kesildiği” bildirildiğini, kurum işleminin hatalı olduğunu, davacının boşandığı eşiyle boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamadığını, davacının sırf eski eşi rahatsız olduğu için iki kızının da yoğun iş temposunda çalıştığı için eski eşine bakmak zorunda kaldığını, dul ve yetim maaşının kesilmesine dair işlemin iptaline ve davacının dul ve yetim maaşının evlilik tarihi olan 07.02.2019 tarihi itibariyle kesilmesi, almış olduğu maaşlardan dolayı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum işleminde bir hata bulunmadığını ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamında dinlenen aynı zamanda denetim raporunda ifadesi alındığı tespit edilen muhtar…ve …’ın denetim sırasında alınan beyanları, yine davacı tanığı …’nın davacının 2017 yılı öncesinde çarşıda pazarda çocukları ile eşi ile birlikte gezdiği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı sonucuna ulaşıldığı, denetim raporu, adres bilgileri, tanık beyanları, davacı ve eşinin tekrar evlenmelerinin birlikte yaşamanın kuvvetli delili olması, davacı ve eski eşinin boşanmalarına rağmen çarşı da pazarda birlikte gezmelerinin hayatın olağan akışına uygun olmaması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ihtilaflı dönemde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin resmen boşanmış olduğu eski eşi ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamadığını ve iddia edildiği gibi bir evlilik hayatı sürmediğini, eski eşinin prostat kanseri tedavisi sebebi ile radyoterapi gördüğü süreçte zaman zaman yanlarında bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut davada imzalı açık beyanlar, davacının boşandığı eşine refakat ettiğine ilişkin beyanı 07.12.2019 tarihinde gerçekleşen yeniden evlenme olgusu dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde kurum memurlarının yöntemince tuttukları tutanağın aksinin kanıtlanamadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56, 59 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetlerine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2004 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2019 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2019 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, onanması görüşüne katılınmamıştır.