YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4606
KARAR NO : 2023/7455
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/208 E., 2022/229 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı …Petrol Ürünleri Madencilik Tur. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin prim borçları nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emirlerinin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek, iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2016/158 – 2017/68 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.07.2018 günlü ve 2017/2686-2018/6026 E.K. sayılı ilamı ile; “27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır. Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” şeklinde düzenleme getirildiği, yapılacak işin, 7103 sayılı Kanun uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve2018/208 – 2022/229 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, bozma ilamı sonrası bozma ilamı kapsamında davalı kurum kayıtlarının celp edildiği, ticaret sicil kayıtları getirtildiği, bilirkişiden ana ve ek raporların alındığı, Sosyal Güvenlik Kurumu …Sosyal Güvenlik Merkezinin 18.04.2019 tarihli yazı içeriğine göre; işverenliğin 7103 sayılı Kanun kapsamında başvurusunun bulunmadığı, kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı, iade ve mahsup işleminin bulunmadığı, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusuna rastlanılmadığına dair cevap verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu …Sosyal Güvenlik Merkezi 11.02.2021 tarihli yazı ve ekindeki belgelere göre; dava dışı şirket tarafından 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusu bulunduğunun belirtildiği, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16.09.2021 tarihli yazı ve ekindeki belgelere göre; 7256 sayılı yapılandırma kanunu kapsamındaki işlemin davalardan feragat edilmesi şartına uymadığı gerekçesiyle sehven ödeme planı oluşturulup tebliğ edildiği, yapılandırmaya ilişkin ilk taksitin ödenmediği, 7326 sayılı Kanun kapsamında da herhangi bir başvuru kaydının bulunmadığının belirtildiği, …Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre; davacının dava dışı …Petrol Ürünleri Madencilik Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde temsilci sıfatının bulunmadığı, 28.06.2000 tarihli tescil ile 5 yıl süre ile şirket müdürünün …, 16.06.2005 tarihli tescil ile 5 yıl süre ile şirket müdürünün yine … olduğunun görüldüğü, bilirkişi…in 11.05.2020 tarihli rapor içeriğinde belirlediği şekliyle; dava dışı …Petrol Ürünleri Madencilik Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında dava konusu takip dosyalarından gönderilen ödeme emirleri ile prim borçlarının tahsili için 6183 sayılı yasa kapsamında icra takibine başlanıldığı, Türkiye geneli tüm bankalara gönderilen haciz bildirilerine rağmen hesaplarda herhangi bir meblağa rastlanmadığı, ilgili şirketin emlak beyan kaydına rastlanılmadığı, dava dışı şirket adına kayıtlı bir kısım araçlara haciz şerhi işlenmiş ise de araçlar üzerine daha önce konulmuş çok sayıda haczin mevcut olduğu, dava dışı şirket adına kayıtlı bir kısım taşınmazlar üzerine haciz şerhi işlenmiş ise de taşınmazlar üzerinde takyidatlar bulunduğu ve bu takyidatlar listesi içeriğine göre kurum alacağının şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, somut olayda, dava dışı …Petrol Ürünleri Madencilik Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin prim borçlarına istinaden davacıya bir kısım ödeme emirlerinin 18.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 25.02.2014 tarihinde yasal 7 günlük süresi içerisinde açıldığı, 06.07.2004 tarihinden önce muaccel hale gelen prim alacaklarına 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, 06.07.2004 tarihinden sonra muaccel hale gelen 30.09.2008 tarihine kadar olan alacaklar için muaccel hale geldikleri tarihten itibaren 10 yıl sonra, 01.10.2008 tarihinden sonrasına ait alacaklar için ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlamak üzere 10 yıl sonra zamanaşımı süresinin dolduğu, somut dava dosyasında bilirkişinin 11.05.2020 tarihli raporunda da belirtildiği üzere; dava konusu 2003/1201, 2003/1202, 2003/1203, 2003/1204, 2003/11084, 2003/11085, … nolu ödeme emirleri içeriğindeki alacağa konu dönemler yönünden alacakların zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesilmesini ya da işlememesini sağlayacak hallerin davacı yönünden bulunmadığı anlaşıldığından davaya konu ödeme emirlerinin davacı yönünden zamanaşımına uğradığı, 2003/1205 nolu idari para cezasına konu ödeme emrinin değerlendirilmesinde; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/1675 Esas 2019/9265 Karar nolu ilam içeriğindeki ilkeler gözetilerek dava dışı şirket hakkında düzenlenen idari para cezalarından şirket ortağının şahsen sorumlu tutulamayacağı, idari para cezasını içerir ödeme emrinin davacıya yönelik düzenlenmediği gibi davacı hakkında düzenlenen idari para cezası kararının da bulunmadığının sabit olduğu, cezaların şahsiliği dikkate alınarak idari para cezasını içerir ödeme emrinden dolayı davacının sorumlu olmadığı, 2006/11631, 2006/11632, 2007/12902, 2007/12903, 2007/12904, 2008/10490, 2008/10491, 2008/10492, 2008/16499, 2008/16497, 2008/16498, 2010/10224, 2010/10225 nolu 13 adet ödeme emri yönünden yapılan değerlendirmede; davacının ödeme emirlerine konu dönem alacakları yönünden 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi kapsamında şirket ortağı sıfatı ile dava dışı şirketten alacakların tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında sermaye payı oranında sorumluluğunun bulunduğu, ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle hüküm fıkrasında belirtilen bu ödeme emirlerinin zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı, dava dışı şirketin prim borçları nedeniyle de karar tarihine kadar yürürlüğe konulan yapılandırma kanunları kapsamında ilgili borçların yapılandırılmadığı (7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırmanın geçersiz olduğu anlaşılmakla) ve yine 7103 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 17 nci madde çerçevesinde yararlanılan bir teşvik olmaması nedeniyle mahsubu, iadesi gerekecek bir işlem bulunmadığı anlaşılarak bu ödeme emirleri içeriğinde düzenlenen borç aslı ve gecikme faizleri yönünden davacının şirket ortağı sıfatıyla sermaye payı oranında sorumlu olduğu, 2006/11633 nolu ödeme emri içeriğine göre 2004 Şubat ayına ait borç aslı ve gecikme faizinin zamanaşımına uğradığı, bu miktar dışındaki ödeme emrine konu diğer aylar yönünden davacının sermaye payı oranında sorumlu olduğu kabul edilerek, 1- Davanın kısmen kabulüne,
2- a) 2003/1201, 2003/1202, 2003/1203, 2003/1204, 2003/11084, 2003/11085, … nolu ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline,
b) 2003/1205 nolu idari para cezasını içerir ödeme emrinin davacı yönünden iptaline,
3- a) 2006/11631, 2006/11632, 2007/12902, 2007/12903, 2007/12904, 2008/10490, 2008/10491, 2008/10492, 2008/16499, 2008/16497, 2008/16498, 2010/10224, 2010/10225 nolu 13 adet ödeme emrindeki borç aslı ve gecikme zammı toplan tutarları üzerinden davacının %50 oranında sorumlu olduğunun tespitine,
b) 2006/11633 nolu ödeme emrinin 2004/Şubat ayına ait 089,00 TL borç aslı, 2,41 TL gecikme zammının davacı yönünden zamanaşımına uğradığı anlaşılarak bu miktar dışında ödeme emrine konu diğer aylar yönünden borç aslı ve gecikme zammı toplamı 356,88 TL’nin %50 oranında davacının sorumlu olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, yerel mahkemece 2003/1201, 2003/1202, 2003/1203, 2003/1204, 2003/11084, 2003/11085, … nolu ödeme emirleri ile 2003/1205 nolu idari para cezasını içerir ödeme emrinin davacı yönünden iptaline ilişkin kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şahsın (veya firmanın) 29.06.2006 tarihinde 5458 sayılı bazı alacakların yapılandırılması hakkında kanun ve 19.07.2008 tarihinde 5510 sayılı bazı alacaklarının yapılandırması hakkında kanuna başvuru kaydının bulunduğu, firmaya ait… …,… plakalı araçlarına haciz tatbik edildiği ayrıca banka 2008 yıllarında firmaya banka mevduat hacizlerinin yapıldığı dikkate alındığında zaman aşımının davacı yönünden kesildiği, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, 2 4942 01 01 1010049 043 07-55 000 sicil sayılı işyeri dosyasından …Sosyal Güvenlik Merkezine 7256 sayılı yapılandırma Kanunu kapsamında başvuruda bulunulduğu ve yapılandırma işlemi yapılarak tebliğ olunduğu, ancak bu işlemin 2020/45 sayılı yapılandırma genelgesine açılmış olan davalardan feragat edilmesi şartına uymadığı gerekçesiyle sehven ödeme planı oluşturularak tebliğ edildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.