YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4630
KARAR NO : 2023/5029
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının SSK sicil numarasının … olduğunu ve davacının davalıya ait …’te bulunan marinada 01.09.1991 yılından 2006 yılı Nisan ayına kadar aralıksız olarak 15 yılı geçkin bir zamanda elektrikçi olarak çalıştığını, işe başlarken elektrikçi olarak çalıştırıldığını, davacının işinin elektrikçilik olduğunu, davalı işyerinde de 15 yıl boyunca elektrik işlerini kendisinin yaptığını, 725TL maaş almasına rağmen ücretinin asgari ücretten gösterilerek primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, tespiti istenen hususların usul ve esaslara uygun olarak araştırılması gerektiğini, böyle bir çalışmanın olup olmadığının belirlenip buna göre karar verilmesi gerektiğini, bu tür davalarda salt tanık anlatımlarına dayanılmaması gerektiğini, yazılı delillerin esas alınması gerektiğini, ücret ödeme bordrolarının imza karşılığında alınmışsa artık bu yazılı süre ve ücretlerin dışında bir iddiada bulunamayacağını, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı ve yetki ile husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini, aksi halde esas hakkındaki beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Tur. ve Yat. İşl. A.Ş. vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemelerin … Mahkemeleri olduğunu, davanın düşük gösterilen maaş nedeniyle eksik ödenen sigorta primlerinin tespiti ve ödenmesi istemine ilişkin olduğunu, davacının böyle bir talepte bulunmaya hakkı olmadığını, sigorta primlerinin tespiti ve ödenmesi davasını açma yetkisinin münhasıran Sosyal Güvenlik Kurumuna tanındığını, davada aktif husumet yokluğuna karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde varlığını öne sürdüğü prim alacaklarının zamanaşımına uğradığını, 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağını, davacıya ücretlerinin imza karşılığı ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2010/436 E. 2014/78 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.01.2015 tarihli ve 2014/23334 E. 2015/1228 K. sayılı ilamında; Mahkemece sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılması ve davalı şirketten bildirilen süreler yönünden hüküm tesis edilmesi diğer işverenler nezdinde bildirilen çalışmalar yönünden ise davada taraf olmadıkları gözetilerek red kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.01.2017 tarihli ve 2015/110 E. 2017/23 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 05.02.2018 tarihli, 2017/3361 E. 2018/510 K. sayılı ilamında; Davacı tarafından …2004 yılı maaş listesinin dosyaya sunulduğu, maaş listesinde davacının 01.03.1997 tarihinde işe girişinin olduğu, eski net kazancın 429,00 TL olarak gösterildiği, yeni net miktar silinmiş olduğundan okunamadığı, yeni maliyet tutarının 738,80 TL olarak belirtildiği görülmekle birlikte söz konusu belgede işverenin kaşe ve imzası bulunmadığından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ilgili belgenin hükme esas alınmasının ve davacının talebi aylık 725,00 TL olmasına rağmen daha fazlasının hüküm altına alınmasının yerinde olmadığı, ayrıca kesinleşen işçilik alacakları davasında davacının 05.04.2006 tarihindeki ücretinin 725,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, işçilik alacakları davasında esas alınan ücret son ayın prime esas kazancı olarak esas alınabileceğinden diğer dönemler yönünden bu miktarın esas alınmasının mümkün olmadığı yönünden bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.05.2019 tarihli ve 2018/376 E. 2019/289 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 10.12.2019 tarihli,2019/4757 E. 2019/9680 K. sayılı ilamında; Mahkemece Dairemizin önceki bozma içeriği gözetilerek, kesinleşen işçilik alacakları davasında davacının 05.04.2006 tarihindeki ücretinin 725.00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğundan işçilik alacakları davasında esas alınan ücret son ayın prime esas kazancı olarak esas alınabileceğinden bu miktar son aya mal edilerek değerlendirilmesi, diğer süreler yönünden davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
D. Dördüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 29.12.2020 tarihli ve 2020/96 E. 2020/523 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 27.09.2021 tarihli, 2021/5827 E. 2021/11012 K. sayılı ilamında; somut olayda, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gereğince, işçilik alacakları davasında hüküm altına alınan miktar ancak ödenmiş olması halinde prime esas kazanç da dikkate alınabileceğinden, hükmedilen tutarın davacıya ödenip ödenmediği araştırılmalı, ödemenin varlığı ve gerçekliği halinde, işçilik alacakları davasında hükmedilen tutar son ayın prime esas kazancına dahil edilmeli, kabule göre de; hüküm altına alınan miktarın brüt tutarının tespiti ile prime esas kazanca brüt tutar üzerinden hükmedilmesi gerekirken net tutar üzerinden hüküm kurulmasının yerinde olmadığı yönünden bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, davacı asilin istivcabında parayı aldığını kabul ettiği ayrıca Muğla 2. İcra Dairesinin 2010/3719 sayılı dosyasında … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/322 esas ve 2010/108 karar sayılı ilamın icraya konulduğu ve kapatıldığı hususunun da davacının beyanını desteklediği, net 725,00 TL olarak tespit yapılan ücretin brüt miktarının da … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/322 esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.011,86 TL olarak belirtildiğinin anlaşıldığı görülerek neticeten davanın kısmen kabulüne, davacı …’in, davalı işveren şirket nezdindeki …’ya bildirilen çalışmaları karşılığı 05.04.2006 tarihindeki aylık sigorta primine esas kazanç tutarının brüt 1.011,86 TL olduğunun tespitine, diğer süreler yönünden aylık ücret tespiti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri yeterli araştırma yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.09.1991-05.04.2006 tarihleri arasındaki çalışmasının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428.nci maddesi, 438.nci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.