YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4655
KARAR NO : 2023/4714
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1759 E., 2023/414 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2022/6 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 16.08.2013-25.02.2016 tarihleri arasında çalıştığını, bu sürede 16.08.2013-16.08.2014 tarihleri arasındaki dönemde usta olarak 1.250,00 TL, 16.08.2014-16.08.2015 tarihleri arasındaki dönemde usta olarak 1.650,00 TL 16.08.2015-25.02.2016 tarihleri arasındaki dönemde usta olarak 1.850,00 TL ücret aldığı halde kuruma yapılan SPEK bildirimlerinin asgari ücret üzerinden gösterilmiş olduğundan bahisle işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin olarak, kuruma asgari ücret üzerinden yapılan eksik SPEK lerinin iptali ile gerçek ücretlerin tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet süresine ilişkin bir çekişme bulunmadığını, iş yeri kayıtlarında davacının ıslak imzası ile kabul edilen ve imza inkarı da içermeyen belgelerin mevcudiyeti gözetildiğinde davaya konu devrede fazla ücret aldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu yazılı belgeler karşısında tanık dinlenemeyeceğini, HMUK nun 200, 201 ve 202 maddelerine göre iddianın yazılı ile ispat kuralının gözetilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet süresine ilişkin bir çekişme bulunmadığını, davacı tarafın dayanak olarak sunduğu net maaşının 1.850,00 TL olduğuna dair belgenin bankalardan yüksek kredi çekebilmesi için verilmiş olduğunu, gerçek ücretlerin ise bordrolara aynen yansıtılmış olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi
yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacı vekili tarafından, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta primlerini eksik bildirildiğini iddia ettiği, davalı işveren tarafından davacıya ait özlük dosyasının dosyaya ibraz edildiği, sunulan evrakta davalı işverene ait ücret bordrolarında davacının dava konusu dönemlerde isminin yer aldığı ve isminin karşısında bulunan imza için ayrılan bölümde davacının imzasının bulunduğu, davacının da ücret bordrolarında yer alan imzalar yönünden herhangi bir inkar da bulunulmadığı görülmüştür. İşveren tarafından imzalı ücret bordrolarının sunulması, ücret bordrolarında yer alan ücretler ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazançların birbiri ile örtüşmesi, işverenin sunmuş olduğu yazılı delil olan imzalı ücret bordrolarına karşılık davacının herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla;
Davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanları ile karar verilmesinin mümkün olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının 16.08.2013-25.02.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, davalı işveren tarafından imzalı ücret bordrolarının sunulduğu, davacının Kuruma yapılan bildirimleri ile söz konusu ücret bordrolarında yer alan ücret miktarının ve banka kanalıyla yapılan ödemelerin birbiri ile uyumlu olduğu, davacının iddia ettiği tutarda ücret aldığını gösterir herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı dikkate alınarak mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle;
Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası ile 77 ve 80 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.