YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4730
KARAR NO : 2023/5596
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2024 E., 2022/1643 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/416 E., 2020/233 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 2019/111046-47-48 ve 2019/111049- 50-51 takip numaralı ödeme emirlerinin 18.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davacının Kuruma borcunun bulunmadığını, asıl borçlunun davacının bir dönem çalışmış olduğu dava dışı Kent Yol Şişli Belediyesi Tüketim Maddeleri İnş. Zemin Etüd Tur. Temz. Hizm. Gıda Rek. Otomotiv ve Materyal Test Cihazları İstasyonu Eğitim ve Sağlık Hiz. Üretim Pazarlama ve İşletme Dış Tic. A.Ş.’ne ait olduğunu, dava dışı işyerinin %99,80’ninin Belediyeye ait olduğunu, Kurumun öncelikle bahse konu şirketin mal varlığından borcu karşılaması gerektiğini, davacının 2016 yılı Nisan ayı ile 21.03.2019 tarihleri arasında yönetim Kurulu üyeliği yapmış olduğunu, ancak hiçbir zaman muharras üye olmadığını savunarak davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile;
“A- Davacının 2018/2 – 2019/1 dönemleri arasındaki kurum alacaklarından sorumlu olduğunun tespitine,
(2019/111046-47-48 takip numaralı ödeme emrinde davacının sorumlu olduğu prim ve işsizlik ve damga vergisi asıl alacak toplam tutarının 746,262,41 TL olduğu, gecikme zamları toplam tutarının 228.716,28 TL olduğu, alacakların toplamının 974.978,69 TL olduğunun tespitine
2019/11049-50-51 takip numaralı ödeme emrinde davacının sorumlu olduğu prim işsizlik ve damga vergisi asıl alacak toplam tutarının 25.816,04 TL olduğu, gecikme zamları toplam tutarının 6,690,14 TL olduğu, alacakların toplamının 32.506,18 TL olduğunun tespitine)
B- Davacının 2019/1 dönemi sonraki Kurum alacaklarından sorumlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, ” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna dayalı şekilde ve aynen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, davacının yönetim kurulu üyesi olmasından dolayı dava konusu ödeme emirlerinde belirtilen prim borçlarından asıl borçlu şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik yapılan tespitin hatalı olduğunu, ödeme emirlerinin tümünün iptal edilmesinin gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ilgili dönemlerde yönetim kurulu üyeliği yaptığından ve 21.03.2020’ye kadar yönetim kurulu üyeliği devam ettiğinden davacının 2019/1-2019/8 dönemleri arasındaki borçlardan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda davacının 2019/1 dönemi sonrasındaki Kurum alacaklarından sorumlu olmadığı yönünde yapılan tespitin hatalı olduğunu, kötü niyetli ve mesnetsiz açılan davanın reddine, dava konusu alacağın %10 zamla tahsiline karar verilmesinin gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
“1.1.Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; davalı kurum tarafından dava dışı Kent Yol Şişli Belediyesi Tüketim Maddeleri İnş. Zemin Etüd Tur. Temz. Hizm. Gıda Rek. Otomotiv ve Materyal Test Cihazları İstasyonu Eğitim ve Sağlık Hiz. Üretim Pazarlama ve İşletme Dış Tic. A.Ş.’nin borçlarından dolayı davacıya 2019/111046-47-48 ve 2019/111049-50-51 takip numaralı ödeme emirlerini 18.11.2019 tarihinde tebliğ ederek ödenmesini talep ettiği, davacının gelen İTO kayıtlarına göre dava dışı şirketin yönetim kurulu üyeliğine 29.04.2016 tarihli yazısına göre seçildiği ve 20.04.2017, 18.08.2017, 10.01.2018, 31.12.2018 tarihli kayıtlarda yönetim kurulu üyeliğinin 1 yıl süreler ile tekrarlandığı ve devam ettiği 21.03.2019 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği görülmüştür.
1.2. 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi ile açıkça yönetim kurulu üyesi bulunmanın borçlardan sorumluluk için tek başına yeterli olacağının kabul edilmiş olması karşısında davacının yönetim kurulu üyesi olduğu 2016-21.03.2019 dönemindeki borçlardan sorumlu olduğu, yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğu tarih itibariyle 2019/2 ve sonrası dönemlerden sorumlu olamayacağı dikkate alındığında mahkeme hukuksal gerekçesinin ve kararının yerinde olduğu bu itibarla istinaf taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesine dayalı olarak;
2. “Davacının ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesi ile ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru dava şartının sağlanmadığını, davacının dava dışı şirkette prim borçlarının doğduğu dönemde yönetim kurulu üyesi olduğunu, ödeme emrindeki tüm borçlardan sorumlu olduğunu, davacının Kurum alacağından dolayı dava dışı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddinin gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 79, 88, 108 inci maddeleri,
3. Türk Ticaret Kanunu’nun 317 nci maddesi,
4. 12.05.2010 tarihli 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin ise aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İncelenen dava dosyasında; davalı Kurum tarafından davacı adına dava dışı anonim şirketin prim, işsizlik sigorta primi ve damga vergisi borçlarından dolayı düzenlenen ödeme emirlerinin 18.11.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın 02.12.2019 tarihinde olmak üzere süresinde açıldığı, ödeme emirlerinin en eski tarihli döneminin 2018/02 nci ayı, en yeni tarihli döneminin 2019/08 inci ayı olduğu, davacının dava dışı anonim şirkette 31.03.2016-21.03.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır.
3- Somut olayda, Mahkemece 5510 sayılı Kanun’un 88/20 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle davacının 2018/02 nci ila 2019/01 inci ayları arası Kurum borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle sorumlu olduğu kanaatiyle yazılı şekilde sonuca gidilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur. Gerçekten 21.03.2019 tarihinde yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının 2019/02 nci ayı Kurum borçlarının ödenmesinden dolayı da bu ayı takip eden ayın/dönemin sonuna kadar sorumlu olacağı aşikardır.
4-Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.