Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4737 E. 2023/6149 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4737
KARAR NO : 2023/6149
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2190 E., 2022/1943 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/392 E., 2020/160 K.

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 7143 sayılı Kanunun 23 ncü maddesi ile 5510 sayılı Kanuna ilave edilen Ek 18 inci madde kapsamından faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen bayram ikramiyelerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin emeklilik sandığı vakfı olarak vakıf senedinde belirtilen tüm yükümlülüklerini sandık iştirakçilerine karşı eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, davadan önce başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, yasada bayram ikramiyesi ödemelerinin hazine tarafından karşılanacağının açıkça düzenlendiğini, davanın Hazine ve Maliye Bakanlığına ihbarı gerektiğini, müvekkilinin SGK dan ayrı bir tüzel kişiliği olup vakfın iştirakçilerine yapacağı yardımlar ile ilgili sorumluluğunun Vakıf Senedi ve 506 sayılı Kanun geçici 20 nci md.de öngörülenle sınırlı olduğunu, bayram ikramiyeleri için Hazineden bilgi alındığını, Maliye Bakanlığının sandıktan emekli olanlara bayram ikramiyesi ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığını belirtmesi üzerine ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından; “Davanın kabulü ile; Dava tarihinden önceki birikmiş olan dini bayramlar (Ramazan ve Kurban) ikramiyesi tutarı olan 4.000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ından tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacının dava tarihinden sonra hak edilecek dini bayramlar (Ramazan ve Kurban Bayraımnı) ikramiyelerinden (her dini bayramlar için geçerli olmak kaydı ile) davalı … tarafından yararlandırılmaya devam edilmesi gerektğinin tespitine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, 7143 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanun’un 23 üncü md.ne eklenen Ek 18 inci md.de bu madde kapsamında yapılacak ödemeleri karşılamak amacıyla gerekli olan tutarın yazılı talebe istinaden ayrıca fatura aranmaksızın Hazinece kuruma ödeneceğinin belirtildiğini, davadan önce kuruma başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, davacının talebine kaynaklık eden 5510 sayılı Kanun ek md.18de açık bir biçimde bayram ikramiyesi ödemelerinin 5510 sayılı Kanun ve ilgili Mevzuat uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir ve aylık alanlara yapılacağının düzenlendiğini, müvekkili vakfın iştirakçilerine yapacağı yardımlar ile ilgili sorumluluğunun vakıf senedi ve 506 sayılı Kanun geçici 20 nci md.de öngörülenle sınırlı olduğunu, ilgili düzenlemenin müvekkili vakıf iştirakçileri bakımından bir hak doğurmasının mümkün olmadığını, ikramiye maddesinde 506 sayılı Kanun geçici 20 nci md.de sandıklara dair bir hüküm bulunmadığını, bayram ikramiyesi ödemelerine ilişkin 7143 sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunda değişiklik yapan 23 üncü md.nin gerekçesinde ikramiye ödemelerinin bedelinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmak üzere yapılacağının açıkça düzenlendiğini, Hazine tarafından vakfın talebine olumsuz dönüş yapıldığını, davanın Hazine ve Maliye Bakanlığına ihbar edilmemesinin tek başına bozma nedeni olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı kanunlarda Değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun’un 23 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na ilave edilen Ek madde 18 de “Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, ödemenin yapılacağı tarihte gelir ve aylık alma şartıyla, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramında 1.000’er TL tutarında bayram ikramiyesi ödenir.” hükmü bulunmaktadır.

506 sayılı Kanun’un geçici 20 maddesi kapsamındaki vakfın statüsünün 4 üncü maddesindeki “506 sayılı Kanun ile ek tadillerinde ve mezkûr kanun gereğince yürürlüğe konulacak tüzüklerde belirtilen sigortalılık süre ve durumuna ve yardıma hak kazanma esaslarına göre yapılmasına hak kazanılan yardımların vakıf statüsü gereğince hak kazanılan yardımlardan fazla olması halinde vakıf statüsündeki yardımlar yerine 506 sayılı Kanun ile ek tadillerinde ve tüzüklerine göre yapılmasına hak kazanılan her türlü yardımların vakıfça sağlanacağına” ilişkin düzenleme dikkate alındığında, davalı vakfın bayram ikramiyesinden sorumlu tutulması isabetli olduğu,bayram ikramiyesinin tüm sigortalılara değil uzun vadeli veya kısa vadeli sigorta kollarından aylık ve gelir bağlanan sigortalılar ile bunların hak sahiplerine verilmekte olup bu haliyle sosyal destek değil bağlanan gelir veya aylığın eki niteliğindeki sigorta yardımı niteliğinde olması nedeniyle davalı vakfın bayram ikramiyesinden sorumlu olduğu,davalı vakfın istinaf talebinin yerinde olmadığı, 5510 sayılı Kanun’un ek 18 maddesi kapsamında bayram ikramiyelerini sigortalıya ödeme yükümlülüğü, görülmekte olan dava bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun muadili olan vakfa ait olduğu…” gerekçesiyle davalı Vakıf vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanunun 23 ncü maddesi ile 5510 sayılı Kanuna ilave edilen Ek 18 nci madde kapsamından davacının yararlanıp yararlanmayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi, 5510 sayıl Kanun’un 104 ncü , Ek 18 nci, Geçici 20 nci maddeleri, davalı Vakıf senedi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.