Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4743 E. 2023/4885 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4743
KARAR NO : 2023/4885
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı SGK Bşk. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1987 olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince;
Davacının davasının kabulü ile davacının davalı … Başkanlığında 01.07.1987 tarihinde sigortasız olarak asgari ücretle işe başladığının ve çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davalı Kurum tarafından temyizi üzerine kapatılan dairece; “mahkemece her ne kadar belediyeden davacının çalışmalarını bilebilecek durumdaki kişilerin isimleri istenmişse de belediye tarafından “1987 yılındaki çalışmaları takip eden personellerin emekliye ayrılması nedeniyle isim bildirilmediği” belirtilmiş, mahkemece de bu gerekçeyle yetinilerek yeni bir araştırma yoluna gidilmemiştir. Çalışmaları bilebilecek durumdaki kişilerin halen belediyede çalışıyor olmaları gerekmez, emekli olmuş olsa da belediye pancar çapalama işyerinin faaliyetleriyle ilgili o dönemde belediyede görev yapan belediye başkanı, meclis üyesi, müdür, şef, memur, zabıta gibi personellerin bulunacağı muhakkaktır. Belediyenin 1987 yılındaki pancar çapalama işyerinin faaliyetleriyle ilgili bu yeri bilen ve tanıyan belediye çalışanları tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenerek tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen, yukarıda tarih ve sayısı yazılı davada;
Davanın kabulü ile,
… T.C. kimlik numaralı davacı …’un davalı … Başkanlığına ait pancar çapalama işinde 01.07.1987 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitine; tespit edilen bir günlük çalışmanın prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine ve 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 02.12.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddi gerektiği, mahkemenin yetkisiz olduğu, davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 428 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddenin 2 nci fıkrası ile 506 sayılı Kanun’un 79/10, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun’un 79/10 uncu maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

2. Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.

3. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında işverenin kim olduğu, işyerinde ne iş yaptığı, başka çalışan olup olmadığı, idarecilerin kim olduğu, işyerinin nerede olduğu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiği, ayrıca tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409 – 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)

4. Mahkemece verilen önceki karar dairece yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekli tam olarak yerine getirilmeyerek eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiştir. Bozma ilamında davacının çalıştığını iddia ettiği belediye görevlileri, şef, amir, zabıta, bahçıvan, ziraatçi gibi tanıklar tespit edilip dinlenmesi gerekirken, davacının çalışmasını bilemeyecek durumda olan ilgisiz yerlerdeki belediye çalışanlarının dinlenmesi hatalıdır.

5. Davacıya kimlerle birlikte çalıştığı sorularak bu tanıkların işe giriş bildirgeleri ve şahsi kurum sicil dosyaları da celbedilerek tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, çapa işinde çalışan ve davacının çalışmalarını bilen tanıklar da belirlenerek kanaat edinmeye yetecek kadarının beyanı alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.