Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4771 E. 2023/5141 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4771
KARAR NO : 2023/5141
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1056 E., 2022/2036 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/663 E., 2021/88 K.

Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle maaşının kesildiğini, müvekkilin eşi ile 2001 yılında boşandığını, ancak müvekkilin boşanmasından sonra eşinin akıl hastalığının ortaya çıktığını, eşinin kaybolmuş kendine bakamayacak duruma geldiğini, tanıklar doğrultusunda bu beyanlarının ispatlanacağını, davacının eşinin hastalığı nedeni ile Sincan 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2010/91 E. 2010/182 K. vesayet davası açıldığını ve mahkeme kararı ile eşine vasi olarak atanarak eşine bakmaya başladığını, davacının boşandığı eşine ailesinden hiç kimsenin bakmaması ve çocuklarının babası olması sebebi ile ahde vefa eski eşine baktığını, bu nedenle kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle geri ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunun, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, fiilen birlikte yaşadığını ikrar ettiği dava dışı eşi ile muvazalı olarak boşanmadığı hususunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; tanık beyanları ile de açıkça görüleceği üzere müvekkil davacı ile eski eşi … arasında geçen boşanmanın gerçek bir işlem mahiyetinde olduğunu, tarafların bu süreçte ayrı yaşadıklarını, ancak …’ün akıl hastası olması sebebiyle müvekkilinin çocukları tarafından zaman zaman babalarını ortak konuta getirdiklerini, müvekkilinin çocuklarının zorlaması sebebiyle eski eşine zaman zaman bakmak zorunda kaldığını, bu haliyle muvazaalı bir işlem olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 01.10.2008 tarihi öncesi için borç çıkartılmaması gerektiğini belirterek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Kurum denetim raporu, davacı ve boşanmış olduğu eşine ait nüfus hareketleri, adres kayıtları, vesayet kararı, emniyet araştırması ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığıda davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının anlaşılması karşısında kurum işlemi ve mahkeme kararının yerinde olduğu,” gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Sulh Hukuk Mahkemesi vasi kararı, araştırma tutanakları, seçmen kayıtları dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.