YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4818
KARAR NO : 2023/5317
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/287 E., 2023/321 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/457 E., 2022/362 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’ın … 15. İş Mahkemesi’nin 2018/551 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine iş kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, tazminat davasının devam etmekte olduğunu, … tarafından söz konusu iş kazası nedeniyle davalı …’ın %11,10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği yönünde rapor düzenlendiğini, raporun hukuka aykırı ve denetime kapalı bir şekilde tespit edildiğini, mevcut raporda davalının maluliyet oranının hangi kıstaslara göre tespit edildiğinin belli olmadığını, denetime açık bir şekilde düzenlenmeyen …’nın maluliyete ilişkin raporuna karşı itirazlarının kabulüne, davacıda oluşan sürekli maluliyet oranlarının yeniden ve doğru şekilde tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı …’nın 24.04.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunun %11,10 sürekli iş göremezlik derecesi tespit edilerek kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, söz konusu tespite sigortalının itiraz dilekçesine istinaden dosyanın Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderilmiş olduğunu, maluliyet oranına itiraza ilişkin idari prosedür tamamlanmadan ve Yüksek Sağlık Kurulu Kararı beklenmeden dava açılmış olduğunu, bu nedenle mezkur davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle, bilahare haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı sigortalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet oranına itiraza ilişkin idari prosedür tamamlanmadan ve Yüksek Sağlık Şura kararı beklenmeden dava açılmış olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddi gerektiğini, tazminat dosyasında müvekkilinin maluliyet oranın % 11,10 olarak belirtildiğini, davacı yanca bu oranın yüksek olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının maluliyet oranının %15,0 olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı …’da kaza nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranının, … tarafından hukuka aykırı ve denetime kapalı bir şekilde tespit edildiğini, benzer mahiyetteki dosyalarda, davalıda meydana gelen yaralanmaya benzer kazalarla ilgili %4,2 ve %8,1 oranlar belirlenmişken, davalı yönünden %11,10 olarak belirlenmesinin kabul edilebilir olmadığını, raporlar arasında bariz farklar ve çelişkiler bulunduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu veya Üst Kurula sevkini talep etmelerine rağmen bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” … 16. İş Mahkemesinin 22.11.2022 tarih, 2019/457 Esas ve 2022/362 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranına itirazının reddine dair kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. A.A.Ü.T.’nin 3/2 nci maddesi; “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
3. Somut olayda; davalı sigortalının davacı işverenlik nezdinde geçirdiği iş kazası sebebiyle %11,10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği yönündeki diğer davalı Kurumun tespitine itiraz eden davacı bakımından mahkemece kurulan ret hükmü her iki davalı bakımından da aynı hukuki neden olan iddianın ispatlanamamış olması gerekçesine dayanmakta olup, ortak ret sebebi nedeniyle davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir.
4. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinin silinmesine, yerine 3. bent olarak “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre takdir olunan 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp, davalılara verilmesine,” yazılması, takip eden bent numaralarının 3. bendi devam edecek şekilde düzeltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.