Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/484 E. 2023/501 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/484
KARAR NO : 2023/501
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/320 E., 2022/474 K.
DAVA TARİHİ : 05.02.2016
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 4/1-b-4 kapsamdaki sigortalılık süresinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 2003 yılından itibaren çiftçi kayıt sisteminde ve ziraat odasında kayıtlı bulunduğunu, kendi fındık bahçesinin zuhulen eşi adına tescil edildiğini, eşinin devlet memuru olduğunu, kendisinin tarımla uğraşması nedeniyle 01.10. 2008- 31.12.2014 tarihleri arasında tarımsal faaliyetleri nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 kapsamda sigortalı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının tarımsal faaliyetini gösterir tescil, tevkifat, prim ödemesi vs. herhangi bir bilgi ve belgesi bulunmayan davacının talep edilen kapsamda sigortalılık koşullarını taşımadığından davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilk olarak 20.04.2017 tarih 2016/29 Esas ve 2017/67 Karar sayılı ilamı ile verilen davanın kabulü ile davacının 01.10.2008-31.12.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi gereğince Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 5510 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi gereğince davacının 31.12.2014 tarihli ihya talebinin kabulüne dair kararının davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddi üzerine temyizi talebi nedeniyle 21. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 19.03.2019 tarih 2018/2686 Esas 2019/2119 Karar sayılı ilamı ile, davacının 31.12.2014 tarihli giriş bildirgesi ile aynı tarih itibariyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi gereğince kayıt ve tescil edildiği, teslim ettiği ürün bedellerinden 2008/10 uncu ayda prim kesintisi yapıldığı anlaşılmasına rağmen, bu tarihten sonra prim kesintisi veya ürün teslimi bulunup bulunmadığı araştırılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, yapılacak işin, davacının 2008 yılından sonra ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığını araştırarak, bunlara ilişkin belgeleri getirtmek, bu tarihten sonra prim kesintisi veya ürün teslimi bulunmaması halinde davacının 01.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek, bulunması halinde ise, yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir gerekçesi ile bozulduğu,

İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.04.2021 tarihli ve 2020/475 Esas 2021/144 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının 01.11.2008 – 31.12.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, 5510 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi gereğince davacının 31.12.2014 tarihli ihya talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bozma ilamında;
2.1 İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereğinin yerine getirilmediği belirtilerek davacı adına düzenlenmiş sadece 21.10.2008 ve 11.03.2013 tarihli iki adet bağkur prim tevkifatı bulunduğu, başkaca tevkifat veya ürün teslimi bulunmadığından uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının 1.11.2008-31.12.2008 ve ikinci tevkifata istinaden de 01.04.2013-31.04.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 31.12.2014 tarihli işe giriş bildirgesi ile aynı tarih itibariyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi gereğince kayıt ve tescil edildiği, teslim ettiği ürün bedellerinden 2008 yılı 10 uncu ayda prim kesintisi yapıldığından 01.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılmış, 11.02.2013 tarihli Bağ-Kur prim tevfikatıda bulunduğundan davacının 01.11.2008- 31.12.2008 ile 01.04.2013-31.04.2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespiti gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, davacının 01.11.2008- 31.12.2008 ve 01.04.2013- 31.04.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; özetle tarımsal faaliyetin bulunduğunun dosya içinde sabit olması karşısında talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.2008-31.12.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.- 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.