YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4924
KARAR NO : 2023/6918
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1168 E., 2022/2295 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/720 E., 2020/647 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili; Kurumun Tuzla Sosyal Güvenlik Merkezinde 2.2561,08,08.1086419.034.32-81 sicil sayılı dosyada işlem gören Kale Havacılık San. A.Ş.’ne ait işyeri işçilerinden 21034801 sigorta sicil numaralı…’in 25.12.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle kendisine 320.348,65 TL peşin sermayeli gelir bağlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.087,16 TL’nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
2.Davacı vekili talep artırım dilekçesiyle; 192.209,19 TL’nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Müvekkili şirketin kazaya sebep olabilecek müspet ya da menfi hiçbir eylemi bulunmadığını, dolayısıyla hukuka aykırı bir eylemi de bulunmadığını, müvekkilin hiçbir eylemi olmamakla birlikte; olası eylemlerinin dahi kazaya sebep olan olayla arasında illiyet bağı bulunmadığını, kurum müfettişi tarafından düzenlenen 14.09.2015 tarih ve 405316/10/İR/10 sayılı raporla kazanın iş kazası olduğunu ve müvekkil şirketin kusurlu bulunduğunun iddia edildiğini, Müvekkil şirkete tebliğ edilmeyen, dava dilekçesi ile muttali oldukları iş bu raporda müvekkil şirketin aleyhine olan kısımlara ve kusur ve maluliyet oranlarına itiraz ettiklerini, … iş güvenliği , tezgah kullanma kılavuzu ve şirket kurallarını hiçe sayarak 2000 milimetrelik çubukla iş yapmaya çalışırken kendi kusuru ile iş kazası geçirdiğini, Somut olayda atfedilebilecek bir kusur varsa; bu kusur tamamen …’e ait olduğunu, müvekkilin menfi ve/veya müspet hiçbir eylemi ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, hal böyleyken müvekkilin hangi eylemi ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu ve müvekkil şirkete atfedilen kusurun açıkça ortaya konması gerektiğini, bu nedenle de davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince Davanın kabulü ile; İlk peşin sermaye değeri yönünden 192.209,19 TL nin onay tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili; Kazalının kusursuz olduğunu, zararının tamamına hükmedilmesi gerektiğini, …’in kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davalının gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili; davalının eylemleriyle meydana gelen kaza arasında illiyet bağı olmadığını, kazanın sigortalının kusuruyla meydana geldiğini, sigortalıya gerekli eğitimlerin verildiğini, iş güvenliği önlemlerinin alındığını, uyarı levhalarının bulunduğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “… Kurum sigortalısı …’nin 25.12.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %56 oranında malul kaldığı, maluliyetin kesinleştiği, sigortalıya 320.348,65 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, kazanın kapakları açık halde dahi çalışan CNC tezgahına yerleştirdiği standarttan uzun boyda milin çalıştırma anında kendisine çarparak yaralanmasıyla meydana geldiği, Kurum tahkikat raporunda davalının %50, sigortalının %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkeme tarafından alınan 18.05.2017 tarihli kusur raporunda davalının %70, sigortalının %30 oranında kusurlu olduğu, 04.10.2017 tarihli heyet kusur raporunda davalının %60, sigortalının %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşumuna,iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olduğu,hesap raporunda sigortalının maddi zararının 646.051,46 TL olarak hesaplandığı,hesap raporunun yasal mevzuat ve Yargıtay uygulamaları ile uyumlu olduğu, Mahkeme kararının yerinde olduğu…” gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sigortalıya ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.