Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4959 E. 2023/4747 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4959
KARAR NO : 2023/4747
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR :Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 13. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; nadir de olsa boşandığı eşi … çocukları ile kişisel ilişki kurma kararına istinaden müvekkiline ait konuta bazen gelip gittiğini, bunun ötesinde bir ilişki kurmadıklarını, açıklanan nedenlerle müvekkiline sigortalı babasından dolayı 01.07.2012 tarihinden itibaren tahsis edilen ölüm aylığının kesildiği yerden devam ettirilmesi gerektiğinin tespitini, aksine tesis edilen kurum işleminin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kurum aleyhine açılan davada …’a 2012 Haziran ayı ölüm aylığı talebine istinaden babası …’dan 01.07.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, kurum denetmenlerinden gelen 28.07.2017 tarih ve 298 sayılı raporda boşandığı eşiyle fiilen yaşadığı tespit edildiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile aynı apartmanda ikamet eden davacının boşandığından bilgisi olmayan komşularının bulunduğu, öte yandan ağırlıklı olarak davacının boşandığı eşinin …’da çalıştığı ve Karaman’a gelip zaman zaman davacının evinde kaldığına dönük beyanlar bulunduğu, davacının baldızı olduğunu beyan eden R.U.’nun 6 aydır Karaman’da bulunan davacının boşandığı eşinin hafta sonları davacının yanında kaldığını belirtiği ve kolluk tutanağında davacının kardeşinin ikamet ettiği belirtilen adresi davacının boşandığı eşinin ikamet adresi olarak bildirdiği ve davacının idari aşamadaki mahkemenin hükmettiği nafakayı almadığını ve artırım davası da açmadığını belirttiği dikkate alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 17.09.1990 tarihinde gerçekleşen boşanmaya 20 yıl sonra kanuna karşı hile için yapılmış, muvazaalı boşanma denilerek, hukuki sonuç bağlanamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetim esnasında dinlenen çok sayıdaki tanığın imzalı beyanlarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri, boşandıkları dönemde mernis adreslerinin uzunca bir süre aynı olması, akabinde davacının boşandığı eşinin taşındığı adresin davacının kardeşinin ikamet adresi olduğuna dair 23.10.2020 tarihli kolluk tutanağı içeriği, her ne kadar denetmen raporunda dinlenen tanıklardan bazıları ifadelerini mahkemede değiştirmiş ise de bunun davacıyı korumaya yönelik bulunması da gözetilerek, kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri doğrultusunda gerekçelerle davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili birliktelik dolayısı ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aksi kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 96 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.