YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4976
KARAR NO : 2023/5409
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1457 E., 2023/154 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/52 E., 2021/156 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 06.06.2000 tarihinden itibaren davalı üniversitenin veterinerlik fakültesi uygulama çiftliğinde hayvan bakımı ve sair çiftlik işlerinde hizmet akdi ile çalıştığını, halen uygulama çiftliğindeki işine devam ettiğini, davalı işverene ait iş yerinde devamlılık arz eder şekilde hizmet akdinin kesintiye uğramadan sürdüğünü, 06.06.2000 – 15.11.2007 arası geçici işçi statüsünde 8-9 ay maliye bakanlığı vizesiyle çalıştığını, ancak bu sürenin sonunda da veteriner fakültesi uygulama çiftliğinde fiili çalışmasını sürdürdüğünü, çalışmasına ara vermediğini, davalı idarenin 8-9 ayına hitamında bu defa davalının sadece 1 aylık ücretini ödemek sureti ile davacıyı kalan 3 veya 4 ay daha aralıksız çalıştırmaya devam ettiğini, davacının aslında yılın tamamında davalı iş yerinde çalışmasını sürdürdüğünü, iş yerinin niteliğinin fiilen ve aralıksız çalışmayı gerektirdiğini, çalışılan yerin çiftlik iş yeri olduğunu, temel olarak hayvan bakım işi yapıldığını, o tarihte iş yerinde vizeli işçiler dışında kadrolu işçi bulunmadığını, işlerin tamamen vizeli işçiler eliyle yapıldığını, 2007 yılında çıkan 5620 sayılı yasanın tanıdığı haktan yararlanarak davacının kadrolu işçiliğe geçtiğini, bu tarihten sonra çalışmasının işverene ait veterinerlik fakültesi uygulama çiftliği iş yerinde tam süreli ve kesintisiz devam ettiğini ileri sürerek, davacının davalı iş yerinde 06.06.2000 – 15.11.2007 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, hizmetlerinin eksiksiz olarak kuruma bildirildiğini, bildirilmeyen hizmet süresinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Toplanan deliller, dosya kapsamı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde 2000 yılından başlamak üzere her yıl için değişik gün sayısı üzerinden kuruma bildiriminin yapıldığı, dosyada dinlenen tanıkların davacının 2000 yılında işe başladığını, davacıyla birlikte 15-16 kışının akitli statüde çalıştığını yılın 8-9 ayında mevsimlik sözleşmeyle çalıştıklarını, akitleri yenilenene kadar çıkışları verilse de bu çıkışın kağıt üzerinde olduğunu, fiilen çıkış verilen dönemde de çalışmaya devam ettiklerini, mağdur olmamaları içinde fakültenin döner sermayesinden bir miktar ödeme yapıldığını, davacının da bu kapsamda kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının her ne kadar kuruma hizmetlerin her yıl için belirli gün üzerinden bildirilmiş ise de tanık anlatımları ile de tespit edildiği üzere davacının kesintisiz olarak sürekli çalıştığı kanaatine varılarak, davanın kabulü ile; davacının 07.06.2000 – 15.11.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde kuruma bildirimi yapılan süreler hariç kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, dava konusu döneme ilişkin ücret ödemesi bulunmamasının hizmetin olmamasının delili olduğunu, davalı üniversitenin bordrosuz veya kayıt dışı ödeme yapmasının mümkün olmadığını, davacının çalıştığı sürelerin usulüne uygun olarak bildirildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının … Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine bağlı 55608 işyeri numaralı çiftlik işyerinde 07.06.2000 tarihinden itibaren hayvan bakımı ve sair çiftlik işlerinde çalıştığı, çok sayıda işe giriş bildirgesi verildiği, sigortalı çalışmalarının 2007 yılına kadar yılda kesintili şekilde giderek artış gösterdiği, 2007 yılından sonra tam olarak gösterildiği, ücret bordrosu ve puantajların imza içermediği, ihtilaflı dönemde bordro tanığı niteliğinde olan tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları, diğer yandan aynı yerde çalıştığı anlaşılan benzer konumda işçinin açmış olduğu alacak davasını lehine sonuçlanması üzerine görülen hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemli davada verilen kararlar Yargıtay 21. Hukuk Dairesince prime esas kazanç yönüyle bozulmuşsa da çalışmanın sürekliliğinin tespit edildiği (Yargıtay 21.HD 2013/10837 E, 2014/16330 K, 02/07/2014 T ve 2016/6029 E, 2016/7609 K, 05/05/2016 T), benzer konumdaki kişiler hakkında farklı kararın adalete olan güveni zedeleyeceği, bordroların ve puantajların imzalı olmayışı, tanık dahil dosyadaki delillerin davacının sürekli çalışma olgusunu doğruladığı, davacının yaptığı işin niteliği, sigortalı sürelerin giderek tam gösterilmiş olması değerlendirildiğinde çalışmanın sürekli olduğu, ancak daha yüksek ücretle çalıştığı yönünde dava dilekçesinde dahi somut açıklama olmadığı gibi ispata yönelik delil sunulmadığı anlaşıldığından, davacının çalışmalarının kesintili bildirildiği 07.06.2000 – 15.11.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalışmış olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının yetersiz olduğundan bahisle fiilen çalışmanın şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığını, kurumun fer’i müdahil olduğunu ve aleyhine hüküm kurulamayacağını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 06.06.2000 – 15.11.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7 inci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, fer’i müdahil SGK vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla fer’i müdahil SGK yönünden ilk derece mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.