YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4978
KARAR NO : 2023/5000
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1348 E., 2023/4 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/308 E., 2021/115 K.
Taraflar arasındaki Kurum İşleminin İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının başlangıçta Ahıska Türkü olup Azerbaycan vatandaşı olduğunu, Azerbaycan-Türkiye Sosyal Güvenlik sözleşmesine göre Azerbaycan ve Türkiye günleri üzerinden Bağ-Kur kapsamında sözleşme aylığı bağlandığını,sözleşme aylığının 01.11.2005 tarihinden 30.11.2015 tarihine kadar ödendiğini, sözleşme aylığına esas olmak üzere 01.02.1994 tarihinden sonra geçen SSK ve Bağ-Kur hizmetinin olduğunu, davacının Türk vatandaşı olduktan sonra 30.11.2015 tarihinde sözleşme aylığını kestirerek, 02.12.2015 tarihinden itibaren 1260 gün 4/1-a kapsamında çalıştığını, SGK hizmet cetveline göre 1994 yılından başlayan 1.630 gün SSK, 1.634 gün Bağ-Kur hizmeti ve sonraki SSK gününün 1.260 gün olmak üzere toplam 4.524 gün Türkiye hizmetinin olduğunu, SSK kapsammda yaşlılık aylığı bağlanması için 06.09.2019 tarihinde SGK … il Müdürlüğüne yaptığı başvuruya verilen 05.11.2019 tarihli cevabi yazıda, aylık bağlanan statünün değişmeyeceğini, kısmi aylık bağlama işleminde değerlendirileceği belirtilmek sureti ile tam aylık bağlanması talebinin reddedildiğini, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C bendi hükmüne göre davacının 60 yaş ve 3600 gün ile SSK aylığına hak kazanmakta olduğunu, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma halinde statünün değişmeyeceği söylenebilirse de davacının tam aylık talebinin 3201 sayılı Kanun’a tabi bir hizmetinin bulunmadığını, davacının yurtdışı hizmeti hariç Türkiye hizmetleri ile tam aylık bağlanmasını istediğini, davacının Türkiye günleri üzerinden tahsis talep tarihi olan 06.09.2019 tarihini takip eden 01.10.2019 tarihinden itibaren SSK kapsammda tam yaşlılık aylığına hak kazandığını, Kurumun 01.10.2019 tarihinden itibaren bağladığı sözleşme aylığı (kısmi) işleminin iptal edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının Türk Vatandaşı olmadığı dönemde Azerbaycan’da geçen yurtdışı hizmet süreleri nazara alınmaksızın Türkiye günleri üzerinden tahsis talep tarihi olan 06.09.2019 tarihini takip eden 01.10.2019 tarihinden itibaren SSK kapsammda tam yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitini, tam aylık tahsisi yerine kısmi aylığın yeniden bağlanmasına ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Türkiye’de ve yurtdışında aynı anda sigortalılık olması durumunda sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle, çakışan yurtdışı sürelerinin borçlandırılmasının mümkün olmadığını, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğundan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile, davacının Türk vatandaşı olmadığı dönemde Azerbaycan’ da geçen yurtdışı hizmet süreleri nazara alınmaksızın sadece bağkur ve SSK kapsamındaki hizmet sürelerine ve prim ödeme gün sayısı üzerinden 06.09.2019 talep tarihini takip eden 01.10.2019 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, tam yaşlılık aylığı tahsisi yerine kısmi aylığın yeniden bağlanmasına ilişkin kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının kısmi aylık bağlanması sonrasındaki sigortalılılğı nedeniyle aylık statüsünün ve aylık şartlarının yeniden değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumda sadece maaş tutarı prim gün sayısı hesaplanarak güncelleneceğini, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 01.11.2005 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Türkiye-Azerbaycan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine göre birleştirilen hizmetler üzerinden kısmi sözleşme aylığı bağlandığı, davacının Türkiye sigortalılığının 02.01.1994 tarihinde başladığı, 1600 gün SSK hizmeti ve 1634 gün Bağ-Kur hizmetinin olduğu kısmi sözleşme aylığının kesildiği 01.11.2015 tarihinden sonra 1.288 gün (3 yıl 6 ay 28 gün) prim ödeme gün sayısı bulunduğu, toplam hizmetinin (1600+1634+1288=4.522 gün) 4.522 gün olduğu, tahsis talep tarihinde çalıştığı işyerinden ayrıldığı, tahsis talep tarihinde 60 yaşını doldurduğu ve 26 yıllık sigortalılık süresi olduğundan tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.10.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Azerbaycan Vatandaşı olan davacının Türk Vatandaşlığına geçmesi ile yurtdışı borçlanmasına gerek kalmaksızın Türkiye’de geçen çalışmaları hesaplanarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, davalı Kurumca davacıya kısmi aylık bağlanmasına ilişkin Kurum işleminin iptal edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi