YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5020
KARAR NO : 2023/5259
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/788 E., 2023/10 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/345 E., 2019/485 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince (asıl ve birleşen) davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirket bünyesinde 22.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında aralıksız aynı işyerine personel müdürü olarak çalıştığını, ancak işveren tarafından sigortasız olarak çalıştırıldığını, işten çıkarılması neticesinde müvekkiline tazminatının ödenmemesi için ibraname imzalatılmaya çalışıldığını, müvekkilinin idari kadroda çalıştığını beyanla, taraflarınca bildirilecek dönemlere göre alınan maaş listesi üzerinden müvekilinin 22.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde çalıştığının tespitine, bu dönemlere ait sigortalılık kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili adına … 3. İş Mahkemesinin 2018/345 E sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtıklarını, dosya davalısı şirket bünyesinde 22.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında aralıksız aynı işyerinde çalıştığının tespitini talep ettiklerini, ancak SGK kayıtlarında müvekkili davacının 16.09.2015-23.09.2016 tarihleri arasında Meram Halk Eğitim Merkezinde çalıştığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu dönemde Özdil Özel Eğitim Kurumlarında çalıştığını, müvekkili davacının 22.07.2016-23.09.2016 tarihleri dahil ara tarihlerdeki sigortalılık kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil vekili, davanın dava şartı yokluğudan reddine karar verilmesini, davacının belirtilen tarihler arasında davalı şirket bünyesinde çalışmasına rastlanılmadığını, 16.09.2015-23.09.2016 tarihleri arasında Meram Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde çalışmasının tespit edildiğini, 24.09.2016-26.11.2017 tarihleri arasında ise sigortalı çalışmasına rastlanılmadığını, kurumun işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla sübut bulmayacak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının müvekkil şirkette 22.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş ise de, müvekkil şirket bünyesinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, bu nedenle sigortasının başlatılıp primlerinin yatırılmasının da sözkonusu olmadığını, davacının iddia ettiği tarihlerde başka bir işyerinde çalıştığının tespit edildiğini, bu durumun SGK kayıtlarıyla da ortaya çıkacağını, müvekkil şirkette çalışmadığı için şahsi sicil dosyası ve ücret bordrosunun da bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/525 esas sayılı dava dosyasında sanık olarak bulanan … ve …’ın müşteki …’a yönelik tehdit suçu konu eylemi nedeni ile ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi, her ne kadar davacı tanıkları beyanlarında davacının 2016 yılı Mayıs ayında çalışmaya başladığı 2016 yılı Eylül ayına kadar çalışmasının devam ettiği yönünde beyanda bulunulmuş ise de bu dönemde davacının Meram Halk Eğitim merkezi müdürlüğü nezdinde çalışmasının devam ediyor oluşu ve sonrası dönemde işyerinde bir çalışmaların olmayışı gözetildiğinde beyanlarına itibar edilmediği, dosya kapsamından davacının davalı işyeri nezdinde bir çalışmasının bulunmadığı, ekseriyetle … ile boks antrenmanı yapmak için işyerine geldiği, işyerinden ücret adı altında kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalı tanıklarının yalan beyanda bulunduklarının ispatlandığını, bu nedenle bu tanıkların beyanlarına göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından reddedilen hizmet süresi yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, esas hakkındaki 22.11.2019 tarihli beyanında zaten karşı tarafın beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu hususunda delilleri ile birlikte beyanda bulunduklarını ve yine istinaf talebinde de özetle “Tarafımızdan davalı tanıklarının yalan beyanda bulunduğu ispat edilmiştir. Ayrıca birçok resimlerle ve tanıkla da müvekkİlin davalı kurumda çalıştığı tarafımızdan ispat olunmuştur. Bu nedenle mahkemenin davalının beyanları ve yalan söylediği ispatlanan tanıkların beyanı yönünde kanaate varmış olmasını usule ve hukuka aykırı bulmaktayız.” şeklinde beyanda bulunduklarını, kararda hükme dayanak delillerin sakatlığı göz önüne alındığında usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki davada asıl ve birleşen davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
1.Asıl dava yönünden davayı somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde davacının beyanı alınarak personel müdürü olarak hangi işleri yaptığı, hangi belgeleri imzaladığı, duyuru vs. gibi işlerle ilgili varsa imzaladığı belgeleri, o dönemde başka yöneticiler bulunup bulunmadığı, varsa isimleri, ücreti nasıl aldığı, çalışanların sigorta bildirimlerinin kim tarafından yapıldığı, kendisi tarafından yapılıp yapılmadığı, sigorta bildirimlerinin neden kuruma bildirilmediği de sorularak ve çelişkiler oluşursa çelişkiler de giderilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2. Birleşen dava yönünden ise; 41401 sicil numaralı Meram Halk Eğitim Merkezi’nde geçen hizmet sürelerinin de iptali talep edildiğinden söz konusu durum dava dışı işverenin hak alanını da ilgilendirmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124 üncü maddesi gereği husumet yöneltilerek davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, delilleri sorulmalı, ücret bordroları celbedilip Halk Eğitim kurs/ders programları, puantaj kayıtları celbedilmeli; kurumdan bordrolar, Ticaret Sicil Müdürlüğünden ticaret sicil kayıtları celbedilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz giderinin istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.