YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/503
KARAR NO : 2023/1809
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1595 E., 2022/1068 K.
DAVALILAR : 1- … mirasçıları: a) …
b) … c) …
d) …
2-…
vekili Avukat …
3- …
DAVA TARİHİ : 14.05.2013
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/149 E., 2021/248 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın reddine, ikinci birleşen davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl Davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalının yaşlılık aylığı almakta iken Sosyal Güvenlik Denetmeliği’nin 19.06.2012 tarihli 136 sayılı raporu ile … sicil numaralı 01.01.2008 tarihinden itibaren 31.05.2008 tarihine kadar geçen çalışmalarının ve yine 02.01.2009 tarihinden itibaren 30.06.2009 tarihine kadar geçen çalışmalarının hükmen tespiti ile diğer sigortalılık günleri ile birleştirilmesine, yapmış bulunduğu tahsis talebinin geçerli kılınarak emekli maaşının kaldığı yerden ödenmesi hususunda hükmüm verilmesini talep etmiştir. karar verilmesini talep ettiği,
Birleşen birinci davada davacı vekili dava dilekçesinde özetele; davalının yaşlılık aylığı almakta iken Sosyal Güvenlik Denetmeliği’nin 19.06.2012 tarihli 136 sayılı raporu ile … sicil numaralı işyerindeki çalışmasının fiili olmadığının tespit edilmesi üzerine yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren iptal edildiğini, davalıya toplam 4.057,59 TL sağlık yardımı yapıldığını belirterek 4.057,59 TL ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği,
Birleşen ikinci davada davacı vekili dava dilekçesinde özetele; kurumun … tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta olan … sigorta sicil numaralı davalı hakkında rapor düzenlendiğini, bu rapora istinaden davalının … sicil sayılı işyerindeki çalışmalarının fiili olmadığının tespit edilmesi nedeniyle başlangıç tarihi itibariyle aylık bağlanması şartlarının oluşmadığının tespit edildiğini ve yaşlılık aylığının iptal edildiğini, bu itibarle 24.05.2010-16.11.2012 tarihleri arasında davalıya yapılan yersiz maaş tutarı olan 25.643,51 her birinin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının taleplerinin öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden incelenmesi ile davanın usul ve esas yönünden reddini talep ettiğini, hizmet tespiti davasının hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, tespit davalarının kamu düzenine ilişkin davalar olmakla bu davada fiili çalışma olgusunun ispatının gerektiğini, davacının öncelikle ispat edeceği husus, davalı işverenin işverenlik sıfatı ile husumete ehil olup olmadığı hususu olduğunu, yine davacının, davalı işverenin yanında çalıştığını ileri sürdüğü tarihlerde işyerinin faal olup olmadığını da ispatının gerektiğini, bu nedenle davacının çalışmalarının gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dinlenen bordro tanıkları davacıyı ve davacının çalışmasını hatırlamamışlardır.Yapılan işin hangi dönem de yapıldığını da bilememişlerdir.Yine tanıklar da kendileri emekli olmak amacı ile muhasebeci vasıtası ile kendilerini emekli olmak amacı ile sigortalı göstermeye çalışmışlardır. Aynı işyerinde çalışan diğer sigortalıların da primleri iptal edilmiştir.artık davacının fiilen çalışmadığı hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanmıştır. Yine müfettiş raporunda da alınan ifedeler incelendiğinde diğer çalışanların da çalışmaların SGK tarafından iptal edildiği görülmektedir. Yine dava dışı diğer çalışanların da aynı şekilde emekli olabilmek için aynı yolu yaptıkları anlaşılmaktadır. Davalı Kurumun işlemi de mevzuata uygundur. Bu tespitler doğrultusunda asıl davanın reddine, yersiz ödenen aylıkların ise iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır,
Her ne kadar 5510 sayılı Kanun’un 67 inci maddesinde genel sağlık sigortasından yararlanma şartları bu şekilde belirtilmiş ise de, eldeki davada davalının bu çerçevede prim ödemesi bulunmasa dahi anılan yasanın 60 ıncı maddesinin -g- bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayıldığı belirgin olup, davalının 67 inci madde kapsamında gelir testine tabi tutulmasıyla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borcunun Kurum tarafından her zaman tahsili mümkün olduğundan yersiz sağlık giderlerinden de sorumlu tutulamayacağı açıktır. Somut olayda; yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık giderleri yönünden, anılan Kanun’un geçici 45, 60, 67 inci maddeleri gereği talep edilemeyecektir.Davanın sağlık giderleri yönünden reddine karar verilmesi gerekçesiyle
Asıl davanın reddine,
Birleşen davanın reddine,
Birleşen davanın kabulü ile,
25.643,51 TL yersiz ödenen maaşın her bir maaşın ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Bordro tanıklarının müvekkili ve müvekkilin çalışmalarını hatırlamadıkları hususu gerçeği yansıtmadığı, yerel mahkemece gerekçeli kararda belirtildiği şekilde, tanıkların müvekkilin çalışmadığını beyan etmeleri gibi bir durum söz konusu olmadığı, tanıklardan bir kısmı müvekkili hatırlamadıklarını beyan etseler de tanık … inşaatın bulunduğu mahallede hiç bulunmadığını, tanık … inşaat sahibi ile arasının bozuk olduğunu, kendisiyle konuşmadığını ve inşaatın var olduğunu, tanık … beyin kiracısı olduğunu dükkanını kapattığını zaten inşaatta çalışmadığını, tanık… söz konusu inşaatta çalıştığını ancak ekip ekip çalışma yaptıkları için davacı ile denk gelmediklerini ve tanımadığını beyan ettiği, beyanlarında davacıyı tanımadıklarını ifade etseler de söz konusu inşaatın ve çalışmanın var olduğunu ifade ettikleri, tanıklardan …’ün beyanına; davacının inşaatta çalıştığını ifade etmesine rağmen yalnızca hangi tarihler arasında çalıştığını beyan edemediği ve başka çalışan kimseyi hatırlamadığı gerekçesi ile mahkemece itibar edilmediği, tanık … inşaatta yalnızca 2 ay çalışmış olup su tesisatını döşeme işini yapmış, bu süreçte inşaata ilişkin diğer işleri yürüten işçilerle ortak bir çalışma yürütmesi söz konusu olmadığından işçilerin tümünü, yıllar önce yaptığı bir çalışmanın tarih aralıklarını hatırlamaması oldukça doğal olup beyanına itibar edilmemesi için geçerli bir sebep teşkil etmediği, müvekkil dava konusu inşaatta fiili olarak çalışmış ve bu nedenle sigorta primleri inşaat sahibi tarafından ödendiği, birleşen 2013/622 sayılı dosya üzerinde müvekkile yersiz ödendiği iddia edilen maaşın yasal faizi ile birlikte müvekkilden alınarak davacı kuruma verilmesine karar verildiği, müvekkilin yasaya uygun şekilde emekliliğe hak kazandığı, müvekkilin emeklilik şartlarını yasaya uygun şekilde sağlamış olması sebebiyle iş bu hukuka aykırı karara da itiraz ettikleri, müvekkil Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/17 E. sayılı SGK işe giriş bildirimlerine ilişkin resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları sebebiyle süren ceza dosyasında beraat ettiği, davalı … 06.12.2013 tarihli beyanında; davacı müvekkilin kendisinin yanında çalıştığını, müvekkilin kendi inşaatında çalışan iyi bir usta olduğunu beyan ettiği, Yargıtay kaldırma kararında gerekirse keşif yapılması talep edilmişse de yerel mahkeme keşif yapmaksızın yalnızca maliye kayıtları üzerinden fiilen çalışan bir işyeri olmadığına dair hüküm kurduğu, mahkemenin eksik araştırma sonucu vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava,davalının yaşlılık aylığı almakta iken Sosyal Güvenlik Denetmeliği’nin 19.06.2012 tarihli raporu ile … sicil numaralı 01.01.2008 tarihinden itibaren 31.05.2008 tarihine kadar geçen çalışmalarının ve yine 02.01.2009 tarihinden itibaren 30.06.2009 tarihine kadar geçen çalışmalarının hükmen tespiti ile diğer sigortalılık günleri ile birleştirilmesine, yapmış bulunduğu tahsis talebinin geçerli kılınarak emekli maaşının kaldığı yerden ödenmesi hususunda karar verilmesini talep ettiği,
Birleşen birinci dava; davalının yaşlılık aylığı almakta iken Sosyal Güvenlik Denetmeliği’nin 19.06.2012 tarihli 136 sayılı raporu ile … sicil numaralı işyerindeki çalışmasının fiili olmadığının tespit edilmesi üzerine yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren iptal edildiğini, davalıya toplam 4.057,59 TL sağlık yardımı yapıldığını belirterek 4.057,59 TL ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği,
Birleşen ikinci dava kurumun … tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta olan … sigorta sicil numaralı davalı hakkında rapor düzenlendiğini, bu rapora istinaden davalının … sicil sayılı işyerindeki çalışmalarının fiili olmadığının tespit edilmesi nedeniyle başlangıç tarihi itibariyle aylık bağlanması şartlarının oluşmadığının tespit edildiğini ve yaşlılık aylığının iptal edildiğini, bu itibarle 24.05.2010-16.11.2012 tarihleri arasında davalıya yapılan yersiz maaş tutarı olan 25643,51 her birinin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 2 inci ve 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5510 sayılı Kanun’un genel sağlık sigortalısı sayılanların düzenlendiği 60 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…