YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5031
KARAR NO : 2023/5180
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1825 E., 2023/424 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/476 E., 2021/164 K.
Taraflar arasındaki davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya 01.09.1989 tarihinde maluliyet aylığı bağlandığını, ancak Kurum tarafından 26.04.2013 tarihinde sigortalı olarak çalıştığı belirtilerek, bağlanan maluliyet aylığının kesildiğini ve 26.04.2013-20.12.2016 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen aylıklar için 40.028,37 TL, 7,250,77 TL borç bildirim belgesi gönderildiğini, kararın iptali ile maluliyetin ve malulen emekli aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin olarak … 3. İş Mahkemesi’nin 2017/244 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece çalışmanın gerçek olmadığına dair hizmet tespiti davası açılması için kendilerine süre verildiğini, davacının haberi ve izni olmadan 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı olarak çalışıyor gösterildiğini belirterek, davacının 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı olarak çalışma hizmetinin olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket temsilcisi; davacının şirketlerinde çalışması için çağrıldığını, ancak hiç bir zaman fiilen çalışmadığını, sehven işyerinde çalıştığına ilişkin evrak düzenlendiğini, işe gelip başlamadığı için işten çıkış işleminin yapılmadığını, iptal yapılması gerektiğini bilmediği için iptal işlemi yaptırmadıklarını beyan etmiştir.
Davalı Kurum vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmeti bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, davacının maluliyet aylığı aldığı sırada tüm sigorta kollarına tabi çalışmasının tespit edilmesi üzerine aylığının durdurulduğu, aylığın durdurulmasına esas çalışmanın davalı iş yerinden 26.04.2013-31.05.2013 tarihlerinde bildirilen hizmetlere ilişkin olduğu, davalı iş yeri temsilcinin duruşmadaki beyanında fiilen davacı çalışması olmadığını bildirdiği, davacı tanıkları ve bordro tanıklarının da davacı iddiasını doğruladıkları, komşu tanığı tespit edilemediği, tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davacı tanık beyanları, bordro tanıklarının beyanları ve iş yeri yetkilisinin kabul niteliğindeki beyanlarına göre 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasındaki davacıya ilişkin bildirimin fiili çalışmaya dayanmadığı kanaatine varılarak…”gerekçesiyle, davanın kabulüne davacının davalı işyerinde 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasında çalışması olmadığının, bu tarihlere ilişkin bildirilen davacı hizmetinin iptali gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından, dinlenen kamu tanık beyanlarından, davalı şirket yetkilisi beyanından, davacının davalı işyerinde 26.04.2013-31.05.2013 tarihleri arasında çalışmadığı anlaşıldığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; salt tanık beyanları ile kabul kararı verilemeyeceğini, Kurum işleminde hata olmadığını, kararın bozulması gerektiğini belirterek istinaf gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.