YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5044
KARAR NO : 2023/5415
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1755 E., 2023/342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1223 E., 2021/487 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2009-2019 yılları arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, görev yaptığı dönemde kanun değişikliği ile belediyelerin hizmet alımı yoluyla gerçekleştirdiği temizlik, güvenlik vb bazı işlerin belediye başkanlıkları eli ile yürütülmesine karar verildiğini, bu nedenle Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Danş. İnş. Tic. A.Ş adlı şirketin kurulduğunu, şirketin öz sermayesinin %100 oranında belediye kaynaklarından oluştuğunu, bu şirketin prim borçları nedeniyle davalı idare tarafından davacıya 2019/47307-2019/47308-2019/47309 sayılı takip dosyalarından takip başlatıldığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı kurum tarafından yapılan icra takiplerinin iptaline ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı Alpubel Enerji Üretim A.Ş’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, dolayısıyla takibe konu borçlardan sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya içeriğine göre; eldeki davada, prim ve işsizlik borçlarını konu edinen ödeme emirleri bakımından, Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2019/1344 Esas ve 2021/211 Karar sayılı dosyasında bilirkişi heyetinden alınan raporda, davacının 27.05.2015-16.04.2019 tarihleri arasında Alpu Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü, Alpubel A.Ş ile Alpu Belediyesi’nin rasyo oranının 2’nin altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığının tespit edildiği, ancak ilgili belediyenin davalı kuruma olan borçları karşılayabilecek gelir ve mal varlığına sahip olduğu, yapılan yargılama, toplanan deliller, hükme esas alınan Eskişehir 1. İş Mahkemesi’nin 2019/1344 Esas ve 2021/211 Karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına düzenlenen icra takip borçlarının belediyenin tüzel kişiliğine ait olduğu, ilgili belediyenin rasyo değerinin 2,00’ın altında olması nedeniyle ilgili borçlardan davacının Yargıtay kararları doğrultusunda sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalı kurum tarafından davalı aleyhine başlatılan 2019/47307-2019/47308-2019/47309 takip numaralı icra takiplerinin iptaline, davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, Alpu Belediye Başkanlığı tüzel kişiliği adına temsil ve ilzama yetkili kılınan davacının belediye uhdesindeki şirketi de temsil ve ilzama yetkili olduğunu belirterek, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen kararın ortadan kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2009-2019 arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, yüzde yüz sermayesi belediye kaynaklarından oluşan Alpubel Enerji üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacının dava 2018/1-12, 2019/1-3 döneme ait prim ve işsizlik sigorta prim borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, borçlu şirkete ait 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait kurumlar vergisi bilançolarının incelendiği, ticari alacaklarının büyük bir kısmını tahsil edemediği, kasa+banka+ kısa vadeli alacakları toplamının kısa vadeli borçlarını karşılamadığı, nakit sıkıntısı içinde olduğu, bir nevi ödemeden aciz içinde olduğu tespit edilmiş olmakla, bu durumun davacı yönünden haklı sebep teşkil ettiği ve ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu tutulamayacağına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde; “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne yer verilmiş ise de bu sorumluluk, “haklı sebep olmaksızın” ödememe hali ile sınırlandırılmıştır.
Haklı nedenlerin neler olduğu konusunda kanunda bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği, her bir davadaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olayların özelliklerine göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken; diğer Kanunlardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve bilhassa sosyal güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır.
İflasın ertelenmesi, İcra ve İflas Kanun’un 179 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, “borca batık durumda olan (aktifi pasifini karşılamayan) bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkında, Ticaret Mahkemesi’nce iflas kararı verilmeyerek önerilen iyileştirme projesi çerçevesinde borca batık durumdan kurtulmalarını sağlayan ve iflaslarını önleyen bir kurum”dur. Anılan Kanun’un 179/b-I maddesi uyarınca, erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Bu sonuç kanundan doğduğundan, mahkemenin kararında ayrıca belirtmesine gerek olmadan ve ilan edilmese dahi gerçekleşir.
Bu bağlamda; İcra ve İflas Kanunu’nun 179 uncu maddesi uyarınca iflasının ertelenmesine karar verilen ve malvarlığının korunması için gerekli tedbirler alınan şirketten, anılan Kanun’un 179/b maddesindeki “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz…” düzenlemesi uyarınca primler tahsil edilemeyecektir. Söz konusu tahsil imkânsızlığı, yönetim kurulu üyesinin kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğundan, yönetim kurulu üyesi yönünden 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilecektir.
İflasın ertelenmesine ilişkin devam eden yargılama sırasında, borçlu şirket hakkında yapılan icra takiplerinin, ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının da sonuç itibariyle yukarıda açıklanan iflasın ertelenmesi işlemleri ve haklı sebep kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği dikkate alınmalıdır.
Ancak, 5510 sayılı Kanun ancak, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.” Hükmü yer almakta olup, önce prime esas kazançlara ilişkin Kurum Tebliği, ardından bu tebliği yürürlükten kaldıran İşveren Uygulama Tebliği, bu süreyi “takip eden ayın sonuna kadar” olarak belirlemiştir. Bu madde çerçevesinde, erteleme sürecinden öncesine ilişkin prim borçları yönünden, borcun ait olduğu ayı takip eden ay sonu itibariyle tahakkuk ve tediye, dolayısıyla da müteselsil sorumluluk gerçekleştiğinden sonradan şirket yönünden verilen iflasın ertelenmesi kararı üst düzey yöneticinin sorumluluğunu etkilemeyecektir. Bir başka deyişle; iflasın ertelenmesi süreci öncesine ait prim borçları için şirketin iflasının ertelenmesi, üst düzey yönetici yönünden haklı neden oluşturmayacaktır.
3.Değerlendirme
Somut olayda, davacının 2009-2019 arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, yüzde yüz sermayesi belediye kaynaklarından oluşan Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacıya, şirketin 2018/1-12 ila 2019/1-3. döneme ait prim, işsizlik sigortası, damga vergisi borçlarından dolayı 2019/47307-47308-47309 Esas sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin 21.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2019/1344-2021/211 E.K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, Alpubel A.Ş ile Alpu Belediyesi’nin rasyo değerinin 2.00’ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığı, ancak ilgili belediyenin davalı kuruma olan borçları karşılayabilecek gelir ve mal varlığına sahip olduğunun tespit edildiği, anılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına düzenlenen icra takip borçlarının belediyenin tüzel kişiliğine ait olduğu, ilgili belediyenin rasyo değerinin 2,00’ın altında olması nedeniyle takibe konu borçlardan davacının Yargıtay kararları doğrultusunda sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiş ise de; söz konusu şirketin 27.03.2015 tarihinde alınan Yönetim Kurulu kararı ile şirketin tüm aktif ve pasifleriyle şartsız ve ivazsız olarak Alpu Belediye Başkanlığına bağışlanmasına karar verildiği, Alpu Belediye Başkanlığı’nın 06.04.2015 tarihli Meclis kararıyla da, Alpubel A.Ş.’nin tüm hisselerinin aktif ve pasifiyle birlikte tamamının bedelsiz, şartsız ve ivazsız olarak Alpu Belediyesince devralınmasına, devir iş ve işlemleri için davacıya yetki verilmesine karar verildiği, devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra, anılan şirkete Alpu Belediye Başkanlığını temsilen 27.05.2015 – 16.04.2019 tarihleri arasında davacının yönetim kurulu başkanı olarak atandığının anlaşılması karşısında, Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. ile Alpu Belediyesi’nin rasyo oranının 2.00’ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığının tespit edilmesinin, davacı yönünden haklı sebep teşkil etmeyeceği göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.