Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5049 E. 2023/5242 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5049
KARAR NO : 2023/5242
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/511 E., 2023/306 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/243 E., 2020/458 K.

Taraflar arasındaki hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacının 4/1.(a) sigortalılığı ile aylığa hak kazanıp kazanamadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurum Bağ-Kur sigortalısı olarak 01.03.2019 tarihinden bu yana yaşlılık aylığı aldığını, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihi 1987 olup 6996 SSK prim günü bulunduğunu, Bağ-Kur günleri dikkate alınmadan 4/1(a ) kapsamında aylık bağlanmasını talep etmesine rağmen aylığın 4/1 (b) kapsamında bağlandığını, sigortalının 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesine zorlanamayacağını belirterek, müvekkilinin zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı dikkate alınmadan 01.03.2019 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun geçici 81 inci maddesi gereğince SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin, birikmiş aylık farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 2829 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükten kaldırılmış ise de 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olup da bu tarihten sonra yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalıların aylıklarının değerlendirilmesinde 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını, davacının geriye doğru 7 yıllık hizmet süresinde Bağ-Kur çalışmalarının fazla olması sebebiyle 4/1(b) kapsamında aylık bağlandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2829 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükten kaldırılmış ise de 01.10.2008 tarihinden önce sigortalı olup da bu tarihten sonra yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalıların aylıklarının değerlendirilmesinde 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını, davacının geriye doğru 7 yıllık hizmet süresinde Bağ-Kur çalışmalarının fazla olması sebebiyle 4/b kapsamında aylık bağlandığını, kurum işleminin yasaya uygun olduğunu, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacının 4/1.(a) sigortalılığı ile aylığa hak kazanıp kazanamadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.