YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5052
KARAR NO : 2023/5212
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2603 E., 2023/65 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/451 E., 2022/133 K.
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 22.05.1999 tarihinden itibaren vergi mükellefi olarak kuaför dükkanı işlettiğini belirterek Bağ-Kur sigortalılığının 22.05.1999 tarihinden itibaren başlatılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının süresinde bağkur tescil talebinde bulunmadığını, 04.05.2001 tarihinde tescil talebinde bulunduğu için 04.10.2000 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca yasal süre içerisinde bildirilen ve uyuşmazlığın esasına etkili olduğu değerlendirilen tüm deliller celp edildikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 21.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre, davacının 22.05.1999 tarihinden itibaren vergi mükellefiyetinin bulunduğu, davacının 04.05.2001 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesi ile zorunlu sigortalılığının 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatıldığı, Bağ-Kur’un uyguladığı 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve mükellefiyetinin 04.10.2000 tarihinde başlatılacağı dair hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli kararından sonra 02.08.2003 tarihine kadar olan dönemdeki hukuki dayanaktan yoksun kaldığı, bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı 26.10.2000 tarihi ile 02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur’a giriş bildirgesi verenler, prim ödemesi yapanlar veya sigortalılık talepleri olanlardan 04.10.2000 tarihinden önceki evrede sigortalılığa esas vergi, oda, sicil kayıtlarının bulunması halinde bu kayıtlara sahip olanların 04/10/2000 tarihinden önceki dönemde geriye dönük 20.04.1982 (2654 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi) tarihine kadarki süre bakımından Bağ-Kur hizmetlerinin tespitinin mümkün olabileceğine ilişkin Yüksek Mahkeme İçtihatlarının bulunduğu, davacının talep tarihine göre vergi kaydının olduğu, bu nedenle primlerin ödenmesi kaydıyla davacının talep ettiği sürelerin Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak tespitinin mümkün bulunduğu anlaşıldığından…” gerekçesi ile davanın kabulüne davacının 22.05.1999 ile 04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.