Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5060 E. 2023/5048 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5060
KARAR NO : 2023/5048
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/952 E., 2022/1309 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/514 E., 2021/87 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına ortağı olduğu Avera Çelik Dış Tic. ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti.’den 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında yapılan bildirimlerinin, 4/1-b kapsamına aktarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden, ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının düzenlendiğini, davacının, ortağı olduğu şirkette 4/1-a kapsamında sigortalılığının başlatılması nedeniyle 4/1-a kapsamındaki hizmet sürelerinin iptal edilip, 4/1-b kapsamında sigortalılığı geçerli kabul edildiğinden ve son yedi yıl hizmetinin 4/1-b sigortalılığında olması nedeniyle kurumca davacıya 4/1-b’den yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 12.04.2021 tarih, 2020/4630 Esas ve 2021/5081 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun’un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla, zorunluluk bulunmadığı, bu kapsamdaki yapılan değerlendirmede, davacının tahsis talep tarihi olan 31.01.2019 tarihi itibariyle 29 yıldan fazla sigortalılık süresi, 506 sayılı Kanun kapsamında 5925 günü bulunduğu, 31.01.1968 doğumlu olup tahsis talep tarihinde 51 yaşını ikmal ettiği, davacının hizmet birleştirme zorunluluğu olmadığı, tahsis talep tarihinde tüm şartları yerine getirdiğinden 01.01.1991-17.06.2007 tarihleri arasındaki 5925 günlük çalışması dikkate alınarak davacıya 01.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 5925 gün üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, aksine Kurum işleminin yerinde olmadığı ve iptalinin gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yasal mevzuata ve yerleşmiş Yargıtay kararlarına uygun olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile,

1-Davacının kendi ortağı olduğu şirketten adına 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında bildirilen hizmetlerin iptal edilerek 4/b kapsamında değerlendirilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkin talebinin reddine,

2-Davacıya tahsis talep tarihinde tüm şartları yerine getirmesi nedeniyle 01.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ortağı olduğu limitet şirketten 4/1-a kapsamında yapılan bildirimlerinin, 4/1-b kapsamına aktarılmasına ilişkin kurum işleminin iptali ile davacıya 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.