YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5076
KARAR NO : 2023/5652
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde; 07.12.2006 tarihli iş kazasında sürekli işgöremez duruma giren sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir, yapılan geçici işgöremezlik ödemeleri ve tedavi radımları nedeniyle oluşan kurum zararının, 506 sayılı Kanun’un 26 ve 10 uncu maddelerine göre davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalıların toplam %90 kusuru üzerinden;
Asıl ve birleşen davada;
Davanın kabulüne,
32.050,70TL kurum zararının, gelir bağlama onay, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalcı kurum ile davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum, reddolunan talepleri yönünden kararın bozulması gerektiği, davalı…Şirketi, taraf teşkili olmaksızın ve savunma hakkı kısıtlanarak yargılama yapıldığı, İİK.194 üncü madde gereği davanın bulunduğu aşama itibariyle durdurulması gerektiği, sigortalının taşeronda çalışmakta olup kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, hükmün HMK.297 nci maddeye aykırı olduğu, faiz başlangıç tarihlerinin belirsiz olduğu, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığı, asli kusurun sigortalıda olup kusur oranlarının hatalı olduğu, davalı … Şirketi, sigortalıya tüm iş güvenliği eğitimlerinin verilmesine rağmen kazanın sigortalının tam kusuruyla meydana geldiği, bu nedenle illiyet bağının kesildiği, kazalının eğitimli ve deneyimli bir çalışan olduğu, kusur raporlarının denetime elverişsiz ve hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucunda oluşan kurum zararından sorumlulukların belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 307 inci maddesi ile 506 sayılı Kanun’un 26 ve 10 uncu madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Mahkemece verilen önceki karar dairemizin 26.06.2020 tarihli ilamıyla, diğer bozma gerekçeleri yanında “Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının 02.11.2006 tarihinde işe başlamasına rağmen, kuruma kazadan sonra 21.12.2006’da bildirim yapılmış olması karşısında, mahkemece 506 sayılı Kanun’un 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında işveren yönünden değerlendirme yapılmaksızın sadece kusur sorumluluğunun irdelendiği rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bozmaya uygun hesap raporu da alınmasına rağmen, yukarıda yazılı bozma gereği yerine getirilmemiştir.
3. Dosya kapsamından, iş kazasının 07.12.2006 tarihinde meydana gelmesine rağmen sigortalının işe giriş bildirgesinin kuruma 21.12.2006 tarihinde verildiği anlaşıldığından, 506 sayılı Kanun’un 9 ve 10 uncu maddelerinin uygulama koşulları oluşmuştur.
4. Mahkemenin bozma sonrası yürütülen yargılamada davalıların toplam %90, sigortalının %10 kusurlu olduğu ve davalının 506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinden sorumlu olduğunun kabul edilmesine rağmen Borçlar Kanunu’nun 43-44 üncü maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak davalının sorumlu olduğu kurum zararının belirlenmesi gerekeceği gözetilmeksizin karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Hükmün 1 numaralı bendindeki “32.050,70 TL” tazminat miktarının silinerek yerine “33.831,30 TL” 2 numaralı bendindeki “2.189,30 TL” harç miktarının silinerek yerine “2.311,02 TL” yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.