YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5152
KARAR NO : 2023/4878
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 41. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 01.08.1990 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladığı, işe başladığı tarihten 26.02.2001 tarihine kadar kısa vadeli sigorta kollarına primlerinin yatırıldığının tespit edildiği, bu yönde bir iradesinin olmadığı, bu durumun işveren lehine yorumlanamayacağı belirtilerek; “Davalı …’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğu ve adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırıldığı 01.09.1990 tarihinden uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu dönem olan 26.02.2001 dönemine kadar olan sigortalı hizmetinin tespit edilmesi ve eksik sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının Macaristan Vatandaşı olup 2013 yılında Türk Vatandaşlığına kabul edildiği, 01.08.1990 tarihinden itibaren Üniversitenin Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde öğretim elemanı ve sanat uygulayıcısı olarak görev yaptığı, 28.08.1990 tarihli işe giriş bildirgesi ile SSK kaydı yapıldığı, 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi uyarınca yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi bulunduğu, uzun vadeli sigorta kolları kapsamına girmek için açıkça talepte bulunmasının gerekli olduğu belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun’un 3/II-A maddesi uyarınca; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında, istek tarihinden sonraki ay başından başlanarak uygulanacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Türk Vatandaşı olmamasına karşın, 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin II-A fıkrasının yürürlükte olduğu 01.08.1990 – 01.03.2001 tarihleri arasında yabancı statüsünde olduğu devrede 506 sayılı Kanun kapsamında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair Kuruma yazılı bir başvurusu bulunduğu, davacının 01.09.1990 – 26.02.2001 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi bulunduğu, 01.09.1990 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasının uygulanması gerektiği, davacı …’nin davalı …’nin 133860 numaralı işyerinde 01.09.1990-26.02.2001 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi çalıştığının tespiti ile hakkında 01.09.1990 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasının uygulanmasının gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı değerlendirme ile karar verildiği, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığa müvekkil kurumun sebebiyet vermediğini, Mahkemece yasal dayanaktan yoksun karar verildiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, somut olayda, 506 sayılı Kanun’un 3/II-A maddesini değiştiren 4958 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihine kadar olan dönemde, yabancıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları için yazılı istek arandığı, davacının 01.12.1993 tarihinde işe girdiğini belirten işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma intikal ettirildiği ve bildirgede kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmayı içeren bir kayıt bulunmadığı, bu şekilde verilen işe giriş bildirgesinin 2000/1. öncesi dönem bakımından yabancı uyruklu sigortalılar için 506 sayılı Kanun’un 3/II-A maddesinde öngörülen yazılı istek yerine geçeceği kabul edilerek, davacı adına kısa vadeli sigorta kollardan prim yatırılan uyuşmazlık konusu dönemde davacının 506 sayılı Kanun kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmış sayılmasına ilişkin mahkeme kararının doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II-A fıkrası ile 79/10’uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer’i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.