YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5160
KARAR NO : 2023/4816
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.04.1999 tarihinde, … Vergi no’su ile Kocasinan Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu, ancak Bağ-Kur kaydının 04.10.2000 tarihinde başlatıldığını belirterek, Bağ-Kur kaydının, vergi kaydı olan 20.04.1999 tarihinden itibaren tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bağkur hizmetlerinin borçlanılmasına ilişkin çeşitli dönemlerde süreli yasalar konulduğunu, sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi bu kanunlarda öngörülen sürelerde borçlanabileceğini, süresinde borçlanılmayan veya borçlanılıp ödenmeyen sürelerin tekrar borçlanılması veya dava yolu ile tespitinin mümkün olmadığını, yasal düzenlemeler uyarınca davacının süresinde sigortalılığının tescil ettirmediğini, bundan dolayı bağkur sigortalılığı tespitinde bulunmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/9 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararıyla; 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi amacıyla sigortalının 1 günlük hizmet tespitinin yaşlılık aylığı bağlanırken herhangi bir katkısı olmayacağından hukuki yararda bulunmadığı kanaatine varılmakla dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulü yönünden reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/255 Esas, 2021/1391 Karar sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce, temyiz kanun yolu başvurusunun kabulü ile bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş olup, bozma ilamında, davacının talebinin 20.04.1999-04.10.2000 tarihi olduğu dikkate alınarak, davacının vergiye kayıtlı olduğu dönem yönünden, 1479 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince ve re’sen araştırma yapılarak, varılacak sonuç uyarınca, açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında, zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gereken dönem, kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde tespit edilip, varılacak sonuca göre karar verilmesi belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, Yargıtay ilamı ve aldırılan bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı, vergi kaydına istinaden 20.04.1999-04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş olup; davacı tarafça sunulan işe giriş bildirgesinin 16.08.2001 tarihinde kuruma ibraz edilmiş olması karşısında, anılan tarih itibarıyla 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ve 4956 sayılı Kanun ile değiştirilen 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinin yürürlükte olmadığı, davacının vergi mükellefiyetinin 20.04.1999 tarihi itibari ile başlamış olduğunun dosya kapsamına sunulan vergi kayıtları, fiili çalışmayı doğrulayan tanık beyanları ve dava dosyasına celb edilen Bağ-Kur dosyasından anlaşılmakla, 1479 sayılı Kanun kapsamında davacının 20.04.1999-04.10.2000 tarihleri arasında bağ-kur sigortalısı olduğunu kanıtladığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum temyiz dilekçesinde, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının tescili süresinde yapmadığını, salt vergi mükellefi olduğu için başlangıç tespiti talebinde bulunamayacağını belirterek, kararın bozlumasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edilmesi istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 24, 25, geçici 18, 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurumun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.