YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5174
KARAR NO : 2023/5877
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/828 E., 2023/163 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/379 E., 2021/279 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin, davalı nezdinde 02/2007 – 06/2015 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 02/2007 olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçirildiği için davanın reddi gerektiğini, davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun ve yersiz olduğunu, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılıkla incelenmesi gerektiğini, kurum kayıtlarında davacının çalışmasının bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin, Hazır Beton ve İnşaat malzemeleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının mesleğinin hamal olduğunu, dönem dönem piyasadan temin edilen ve kamyonla şirkete getirilen malların kamyondan boşaltılması ve depoya taşınması işinde, hamala ihtiyaç duyulması durumunda, müvekkili şirketin, davacıdan, ücret karşılığı hamallık hizmeti aldığını, yükleme boşaltma işi belirli olmayan zamanlarda gerçekleştiğini, yükleme boşaltma yapılacak malın miktarı da olmayıp, hamala ihtiyaç olunduğunda davacı ile görüşülüp, yapacağı işin ücreti hususunda anlaşma sağlanırsa davacıya işin gördürüldüğünü, anlaşma sağlanamazsa işin başka hamala verildiğini dolayısıyla davacı ile Müvekkil Şirket arasında hiçbir zaman bir İş Sözleşmesi akdedilmediğini, davacının sigortasız çalıştırıldığı iddiası ve buna yönelik hizmet tespiti talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; açılan davanın reddini talep etmektedir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının iddia olunan dönemlerde tam zamanlı olarak iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığının mevcut tanık beyanları ile ispat edilemediği, davacının emir ve talimatları hamal başı olan kişiden aldığı, bu bağlamda davacı ile davalı arasında doğrudan kurulmuş bir iş ilişkisinin bulunmadığı, davacının aralıklı olarak başka iş yerlerinde de çalışmasının mevcut olduğu, tanıkların da davacının iş olmadığı zamanlar iş yerine gelmediğini beyan ettiği, netice olarak davacının davalı nezdinde iddia olunan dönemlerde kesintisiz ve iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığının ispat edilemediği, davacının serbest piyasa hamalı olarak çalıştığı anlaşılmakla” davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı…’nun 02/2007 – 06/2015 tarihleri arasında davalı Varol Beton ve Yapı Endüstri San Tic. A.Ş. nezdinde hamal sıfatı ile çalıştığını, davacının dava konusu dönemde davalı şirket bünyesinde çalıştığının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, tanıkların hepsinin açıkça davacının ilgili tarihlerde kesintisiz olarak haftanın 7 günü çalıştığını, çalıştıkları süre boyunca iş yerinde gördüklerini ve kendisini iş yerinden tanıdıklarınını açıkça beyan ettiklerini, davacının davalı iş yerinde düzenli bir şekilde, hizmet akdi çerçevesinde, işveren himayesinde ve emri altında hamal sıfatı ile her gün çalıştığının kanıtlandığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” davacının davalı nezdindeki çalışma sürelerinin 01.02.2007 – 01.06.2015 tarihleri arasında olduğunu beyan ederek dava açmasına karşın 27.06.2006 – 27.06.2007, 29.06.2007 – 07.09.2007, 08.09.2007 – 17.01.2008, 18.01.2008 – 09.03.2008, 10.03.2008 – 22.03.2008, 01.05.2008 – 02.07.2008, 26.07.2008 – 01.10.2008 tarihleri arasındaki hizmetinin başka işyerlerinden Kuruma bildirildiği ve 10.01.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un Ek 5.maddesine göre tarım sigortalılığının başlatıldığı, 30.04.2012 tarihinde son bulduğu; 25.02.2014 – 30.04.2014 ve 30.06.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetinin yine başka işyerlerinden Kuruma bildirildiği; davacının 28.04.2021 tarihli celsede, Güntay Temizlik, RGS Temzlik, EUBSA Rad Sosyal Hizmetler adlı şirketlerde çalıştığını söylediği ve böylece davacının dava konusu dönemin bir kısmında davalı işyerinde çalışmasının kanıtlanamadığı; dinlenen bordro tanıklarının çoğunlukla davacının piyasa hamalı olduğunu söylemeleri nedeniyle davacı ile davalı şirket ile arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayanmadığı anlaşılmakla; davanın reddine dair incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu,” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.