Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5182 E. 2023/5435 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5182
KARAR NO : 2023/5435
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3127 E., 2023/123 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/153 E., 2022/274 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; davacının 16.07.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı …’un 16.07.2014 Tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığını, davalılardan …’nün …’nün ikiz kardeşi olduğunu, inşaatın yapıldığı gayrimenkul ve inşaat ruhsatının …’ye ait olduğunu, bu nedenle … hakkındaki davanın reddine karar verilmesini, davalının kendisine ait arsada inşaat yapmak için müteahhitlik yapan davalı …’ın görünürde yakını, gerçekte kendisine ait olan… inş. Taah. Orm. Ltd. Şti. ile anlaştığını, davacının davalı …’ın inşaatlarının demir işlerini yapan … tarafından temin edildiğini, ödemelerin de bu şekilde yapıldığının tahsilat makbuzlarından anlaşılmakta olduğunu, iş yerlerinde gerekli önlemlerin alınması ve bu konuda sorumluluk diğer davalı …’a ve… İriş. Taah. Orm. Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, davacının sürekli çalışan birisi olmadığını, sigortasının bulunmadığını, uzun süredir çalışması olmayan kişinin kazadan sonra çalışmadığının ve gelir kaybı olduğunun kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.07.2014 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın bir iş kazası olmadığını, davalı …’ın diğer davalı …’ye ait binanın kaba inşaatını bedel karşılığında üstlenerek istisna akdi kurulduğunu, …’ın istisna akdi sebebiyle demir bağlama işlerini dava dışı …’e verdiğini, davacıyı işe alan … olmayıp demir işlerini üstlenen … olduğunu, davacının daha önce davalı …’ın yanında çalışmadığını, bu nedenle sigorta girişlerinin yapılmadığını, …’ın istisna akdi kurduğu dava dışı …’in davaya dahil edilmesi gerektiğini, kazanın iş saatleri dışında ve işin gerektiği mahalde olmadığını, işçinin inşaattın 2. katının pencere kısmından düştüğünü, demir bağlama işinin 3. katta yapılacağını, demir malzemesinin 3. kata taşınacağının inşaat safhasından anlaşılmakta olduğunu, kazanın 2. katta pencere kenarında şakalaşma sırasında olduğunu, dava dışı …’in ve SGK’nın davaya dahil edilmeleri gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın iş kazası olduğunun davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini beyan etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça 21.11.2014 tarihinde dava açıldığı halde 09.05.2017 tarihinde kuruma başvuruda bulunduğu, başvurusu sonucunda da olayın iş kazası olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır. Kurumun 25.04.2018 tarihli ve 17 karar nolu ünite kararında 16.07.2014 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacının 16.07.2014 tarihinde geçirdiği iş kazasının, kurumun 25.04.2018 tarih 17 sayılı kararı ile iş kazası olduğu tespit edilmiş olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerektiğinden;
davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın 2014 yılından 2020 yılına kadar devam ettiğini, Kurum tarafından iş kazası tespitinin 2017 yılında yapıldığını, ancak iş kazası yönünden davanın tefrikine 2020 yılında karar verildiğini, davanın başında hukuki yararın mevcut olduğunu, bu nedenle davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, Kuruma başvurunun sonradan tamamlanabilir bir başvuru şartı olduğunu, ilk derece Mahkemesince verilen kararda vekalet ücreti ile ilgili hüküm bulunmadığından 07.11.2022 tarihli tavzih kararı ile “9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine” karar verildiğini, ancak davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine mi karar verildiği yoksa tek vekalet ücretinin davalılara arasında paylaştırılmasına mı karar verildiğinin açık olmadığını, Mahkemenin hükümde unutmuş olduğu bir hususu tavzih ile hükme ekleyemeyeceğini beyanla davanın tüm davalılar yönünden kabulüne, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek davanın açılmasına karşı taraf sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 09.05.2017 tarihinde iş göremezlik gelir talebinde bulunduğu, iş göremezlik derecesinin %3,3 olarak belirlendiği, inşaatın yapıldığı gayrimenkulün davalı … üzerine kayıtlı olduğu, …’nün arsası üzerinde bina yaptırmak için müteahhit olan davalı … ile anlaştığı, …’ın şirketinin adının Hayal İnşaat olduğu, … tarafından inşaatın demir işlerinin ihbar olunan …’e verildiği, …’in emniyet ifadesinde; …’ın yaptığı inşaata malzeme bırakmaya gittiklerini, davacı ile birlikte 2. kattan düştüklerini beyan ettiği ve davalı Kurum vekili tarafından davaya konu olayın 25.04.2018 tarihli ünite kararı ile iş kazası sayıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davalılar … ve …’nün ikiz kardeş oldukları, davaya konu inşaatın …’ye ait gayrimenkul üzerinde yapıldığı, …’nün inşaatın anahtar teslim yapılması hususunda … ile anlaştığı, …’ın da inşaatın demir işlerini ihbar olunun …’e verdiği, bu itibarla; davalılar … ve …’nün işveren olmadıkları, davalı … ve ihbar olunun … arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla; yukarıda anılan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin kararları da dikkate alınarak; davalı Kurum ve davalı … yönünden davanın kabulüne, davalılar … ve … yönünden ise davanın husumetten reddine karar vermek gerekmiş, davalı Kurumun yasal zorunluluk gereği davaya dahil olması nedeniyle lehine ve ayrıca davaya konu olayın iş kazası olduğunun tespiti için dava tarihinden sonra davalı Kuruma başvurulmuş olması nedeni ile de aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine mahal bulunmadığı kanaatine varılmakla yeniden esas hakkında karar vermek gerektiğinden aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturularak;

Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile;
Aydın 1. İş Mahkemesi’nce verilen 18.10.2022 tarih, 2022/153 Esas ve 2022/274 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

Davanın Kısmen Kabulü ile; a) Davacının 16.07.2014 tarihinde iş yerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, b) Davalılar … ve … yönünden davanın husumetten reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

Davalı kurum vekili; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 16.07.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.