YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/52
KARAR NO : 2023/436
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2519 E., 2022/1740 K.
DAVA TARİHİ : 24.10.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/128 E., 2022/132 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının…,… Köyünde tarım işleri ile uğraştığını, tütün ziraatı yaparak yetiştirmiş olduğu tütün ürününü Tekel ve diğer tütün şirketlerine sattığını ve ödeme sırasında kendisinden Bağ-kur primi kesilerek davalı kuruma yatırıldığını, primleri müvekkilinden 1994-2001 yılları arasında her yıl düzenli olarak kesilip kurum hesaplarına yatırılmış olmasına rağmen müvekkilinin adına bağ dosyası düzenlenerek sicil numarası verilmediğin ve tescili yapılmadığını, bu nedenlerle, müvekkilinin ilk kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren tevkifatın devam ettiği yıl sonuna kadar Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine ve diğer sigortalılık hizmetle ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu dönem içindeki tespit taleplerinin hak düşürücü süreler vöe görev yönünden en incelenmesini talep ettiklerini, dava konusu dönem içerisindeki tespit taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi gerektiğini, bu dönemler içerisinde çalışmasını ispat eden belgeleri kuruma sunduğu zaman sigortalı tespitinin yapılacağını, idari başvuru yoluna gitmesi gerektiğini, idari başvurunun reddi durumunda dava açması gerektiğini, bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğini tespiti için mahkemece çekişmeli dönemde da davacının redde oturduğu tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığının zabıta marifetiyle araştırılması gerektiğini, dönem içinde ziraat bankası ve Kooperatif veya Bilirkişiler aracılığı ile Tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığının araştırılmasını, tarımsal faaliyetin varlığının davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere nasıl sattığını, köy muhtarı ve ihtiyar heyetleri gibi çalışmayı yakından bilebilecek durumdaki tanıkların dinlenerek açıklığa kavuşturulmasını dönem içinde sigortalılık idaresini ortaya koyacak şekilde prim ödemesi yapıyı yapılmadığı araştırılmasını, 25.04.2006 gün ve 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım kanunun 19. Maddesi uyarınca çiftçi kayıt sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığının araştırılmasını dönem içinde başka Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi sigortalılığı olup olmadığının araştırılmasını açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının 1994-2001 yılları arasında ki zorunlu tarım bağkurlu olduğunun tespiti talebi kapsamında araştırma yapıldığında 1994-2001 tarihleri arasında ki 05.08.1999 tarihli ve 22.05.1998 tarihli tevkifat kesintiler haricinde başkaca bir tevkifat kesintisi bulunmamaktadır. Ayrıca iş bu tarih aralığında ne bir ziraat odası kaydı ya da herhangi bir resmi kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle 01.06.1998-31.12.1999 tarihleri arasında ki süreler haricinde davacıyı zorunlu tarım bağkurlu saymak yasal mevzuat ve yargıtay içtihatları kapsamında mümkün olmadığı gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne;
Davacının 01.06.1998-31.12.1999 tarihleri arasında zorunlu tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine buna aykırı kurum işleminin iptaline daavcının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının 01.01.1994-31.12.2001 tarihleri arasında primlerinin düzenli olarak kesilip kurum hesaplarına yatırılmasına rağmen davacı adına sicil numarası verilmediği veya tescilinin yapılmadığını, … Gayrimenkul A.Ş. tarafında verilen cevapta davacının 2001 yılında tütün üretiminde bulunduğu ürünü … ‘ya sattığı ancak bağkur kesintisi yapılmadığının bildirildiğini, tütün sattığı firmalara yazılan müzekkerelerin iade edilmesi sebebi ile başka bir açıklama yapılmaksızın dosyanın karar çıkarıldığını, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Yerel mahkemenin kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin geçtiğini, davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti için yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Yasa’nın 2/1 ve 3/b maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…