YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5200
KARAR NO : 2023/5348
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1260 E., 2022/1564 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/439 E., 2019/268 K.
Taraflar arasındaki muris babasından dolayı hak sahiplerine yersiz ödeme çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müteveffa …’ın 01.03.1993 tarihinde bağkur askerlik borçlanması ve SSK primleri nazara alınarak emekli olmuş ve yaşlılık aylığı aldığını, ancak müteveffanın ölümünden sonra yapılan incelemede …sigorta sicil numarası ile 08.01.1998 tarih ve 426 sayılı yazı ile bildirilen hizmetin gerçekte ……kimlik numaralı Mustafa Aslan’a ait olduğu anlaşıldığından bu sürelerin iptal edildiğini, bu nedenle ödenen yaşlılık aylıklarının iadesinin istendiğini davacının bu sürelerinin tekrar murislerine ait olduğuna ve borçluluk bildiriminin iptaline hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı 22.09.2016 tarihli Kurumumuza başvuru dilekçesinde ”Babası … adına yersiz ödeme adı altında 27.06.2016 tarihli borç bildirim belgesi düzenlenmiş olduğundan, işlemde hata bulunduğundan …’a ait borcun kaldırılması gerektiği aksi takdirde Kurumumuz aleyhine dava açmak zorunda olduğunu ifade etmekle birlikte; davalı Kurumumuzun …… Bağ-Kur numaralı … 3964 gün 4/1-(b) hizmeti 755 gün askerlik borçlanması ve 1244 gün 4/1-(a) kapsamında çalışmasına göre 01.03.1998 tarihinde yaşlılık aylığı talebine istinaden maaşı bağlanmıştır. Sigortalının 12.04.2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, hak sahiplerinin ölüm aylığı talepleri esnasında dosyasına işlem yapılarak 4/1-(a) hizmetleri istenmiştir. Yapılan yazışmalar neticesinde de 1244 gün hizmetin sigortalıya ait olmadığı tespit edilip bildirildiğini, sigortalının hizmeti 5400 günün altına düşmesi sebebiyle de maaşı iptal edildiği, hizmetleri 5400 gün (15 yıl) altına düşmesi sebebiyle maaşı bağlandığı tarih itibariyle, iptal edilerek hak sahiplerine borç tahakkuku yapıldığını bu sebeble davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacıların murisi olan 0454973952 Bağ-Kur numaralı …’a; 3964 gün 4/1-(b) hizmeti 755 gün askerlik borçlanması ve 1244 gün 4/1-(a) kapsamında çalışmasına göre 01.03.1998 tarihinde yaşlılık aylığı talebine istinaden aylık bağlandığı,sigortalının 12.04.2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, hak sahiplerinin ölüm aylığı talepleri esnasında dosyasına işlem yapılarak 4/1-(a) hizmetleri istenmiş olduğu, yapılan yazışmalar neticesinde de 1244 gün hizmetin sigortalıya ait olmadığı tespit edilip bildirildiği, sigortalının hizmeti 5400 gün (15 yıl) altına düşmesi sebebiyle maaşı bağlandığı tarih itibariyle, iptal edilerek hak sahiplerine borç tahakkuku yapıldığı, iptal konusu 1260 günlük sürenin 1990 yılından 360 gün, 1991 yılından 360 gün, 1992 yılından 360 gün, 1993 yılından 180 gün, olduğu, bu sürelerin sahibi olan diğer … ise bu dönemde yani 01.01.1990 – 30.04.1993 tarihleri arasında Ahmet Arslan’ın işvereni olduğu işyerinin tek çalışanı olup, bordro tanığı tespit edilememiş olduğu, iptal edilen sigortalılık sürelerinin bildirilmiş olduğu sigorta sicil numarası ile dava dışı … ‘ın 1961/4,5,6 aylarda yapılmış bildirimlerinin de olduğu, dava dışı …’ın oğlu olan … davacı tanığı olarak dinlenilmiş olduğu, dava dışı …’ın bu döneme en yakın çalışması 1993/5 ve 6 ıncı ayında …Ekmek Fırınında gerçekleşmiş olup tek bordrolu çalışan …’nun kamu tanığı olarak dinlenilmiş olduğu, beyanında; davacıların babası olan …’ı tanıdığını kendisinin taksicilik ve çiftçilik yaptığını, fırında yanlarında … diye bir çalışan olmadığını beyan ettiği, ayrıca; davacı …’ın 18.09.2018 tarihli duruşmada babasının taksicilik yaptığını, bu sebeple sadece bağkur kaydının bulunduğunu, davacı vekili ise 10.07.2018 tarihli dilekçe ile davacıların babasının 01.01.1990 – 30.06.1993 tarihleri arasında taksicilik yaptığını beyan ettiği anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, …’nun hatalı işlemi sonucu yersiz olarak yapıldığı tespit edilen ödemeye ilişkin açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2,13,60 ve 125 inci maddelerine aykırı olduğunu ileri süren mahkeme iptali için başvurmuştur. İtiraz konusu kural, …’nun hatalı işlemi sonucunda fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen 5510 Sayılı Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin iadesinde, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 24 ay içinde yapılması halinde faiz uygulanmayacağını, 24 aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılması halinde ise, bu süre sonundan itibaren hesaplanacak kanuni faizin uygulanacağını hüküm altına alınmaktadır. Bu nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karar yerinde değildir. Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bu halde davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının muris babasından dolayı hak sahiplerine yersiz ödeme çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunu’nun 35, 5510 sayılı Kanunu’nun 96 ıncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.