Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5202 E. 2023/6202 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5202
KARAR NO : 2023/6202
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1301 E., 2022/1553 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/219 E., 2018/868 K.

Taraflar arasındaki, iş kazası tespiti ve oranın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı şirket tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı işveren nezdinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, 09.06.2016 günü 23.30 civarında iş kazasının meydana geldiğini, olayın meydana geldiği tarihin Ramazan ayına denk gelmesi sebebi ile işçilerin çalışma saatlerinin değiştirildiğini, davacının 23.30 civarında arıtma tesislerinin beton duvarlarının kalıplarını bağladıkları sırada iskelenin yürüme yolu olarak ayrılan kısmından havuzun içine doğru beton zemine düşerek yaralandığını, bacağı ve kolunda sakatlık oluştuğunu belirterek, 09.06.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve iş göremezlik oranının tespitini, talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda davacı tarafın iş kazasına yönelik talebinin reddedildiğini, olayın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği tarihin Ramazan ayına denk gelmesi sebebi ile işçilerin iftardan sonra çalışmayı talep ettiklerini ve bu taleplerinin kabul edildiğini, inşaat alanında yeterli aydınlatılmanın yapıldığını ve iş güvenliği için bütün önlemlerin alındığını, işe ara verilen bir anda davacının inşaat alanında unutmuş olduğu bir eşyayı geri almak için inşaat alanına girdiğini ve kazanın bu esnada gerçekleştiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı şirket nezdinde kalıpçı ustası olarak çalıştığı, mahkemece davalı vekilinin beyanı ve tanıkların beyanları doğrultusunda kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Ramazan ayına denk geldiği ve işçilerin iftar sonrasında çalışmayı davalı işveren şirket yetkilisinden talep ettikleri ve bu taleplerinin kabul gördüğü, bunun üzerine çalışma saatlerinin iftar sonrası olacak şekilde değiştirildiği sabit olmakla ve ayrıca hastane kayıtları değerlendirilerek iş kazasının tespitine karar verildiği anlaşılmış olup, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş ise de şu aşamada davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu arasında iş göremezlik oranının tespiti konusunda henüz kurumca çıkarılmış herhangi bir muaraza bulunmadığı, iş kazası tespiti kararı üzerine davacının Kuruma başvurarak iş göremezlik oranını tespit ettirmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve sürekli iş göremezlik talebi yönünden dava şartının bulunmadığı gerekçesi ile; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi İle, davacının 09.06.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde, kazanın işyerinde gerçekleşmesinin iş kazası sayılması için yeterli olmadığı ve işverenin kusur durumunun araştırılması gerektiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket nezdinde 7321201500189 SSK sicil numarası ile kalıpçı ustası olarak çalıştığı, mahkemece davalı vekilinin beyanı ve tanıkların beyanları doğrultusunda kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Ramazan ayına denk geldiği ve işçilerin iftar sonrasında çalışmayı davalı işveren şirket yetkilisinden talep ettikleri ve bu taleplerinin kabul gördüğü, bunun üzerine çalışma saatlerinin iftar sonrası olacak şekilde değiştirildiği sabit olmakla ve ayrıca hastane kayıtları değerlendirilerek iş kazasının tespitine karar verildiği anlaşılmış olup, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş ise de şu aşamada davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu arasında iş göremezlik oranının tespiti konusunda henüz kurumca çıkarılmış herhangi bir muaraza bulunmadığından iş göremezlik oranı yönünden hukuki yararın olmadığı gerekçesi ile, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti ve iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13 üncü maddesi .

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.