YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5235
KARAR NO : 2023/5186
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3511 E., 2023/431 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/100 E., 2022/110 K.
Taraflar arasındaki iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davacının 12.01.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Kurum tarafından maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle aylık bağlanmadığını, ancak … 1. İş Mahkemesinin 2016/787 Esas sayılı tazminat dosyasında ATK 3. İhtisas Dairesinin 27.06.2019 tarihli raporuyla %15 oranında belirlenen maluliyeti Kurumun kabul etmediğini belirterek sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davalı müvekkilin meydana gelen iş kazasında kusurunun bulunmadığını, davacının herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, … 1. İş Mahkemesinin 2016/787 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davacının SGK Kayseri Bölge Sağlık Kurulu raporu ile maluliyetinin bulunmadığına ilişkin karar verildiğini, Adli Tıp Kurumunun yasal bir bağlayıcılığının bulunmadığını, çalışma gücünü %60 oranında kaybetmediği anlaşılan davacının malüllük aylığına hak kazanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan 31.03.2022 tarih ve 747 Karar sayılı rapor almış olup raporun incelenmesinde; … oğlu 05.05.1972 doğumlu davacı …’nın 12.01.2016 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına ilişkin olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 26.12.2017 tarih ve 4263 karar numaralı raporunda çalışır tarihi olarak bildirilen 02.03.2016 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %15.0 (yüzde onbeş nokta sıfır.) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği görülmüş olup açıklanan nedenlerle, davacının davasının kabulüne; davacının 12.01.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile 02.03.2016 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücünü %15 (yüzdeonbeş) oranında kaybettiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepler
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; tazminat dosyası devam ederken iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, eksik inceleme ve çelişik raporlara göre maluliyetin belirlendiğini, iş kazasının oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek,
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; çelişik raporlara istinaden hüküm kurulduğunu, aleyhlerine yargılama gideri – vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüşlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda; davacının 12.01.2016 tarihinde geçirdiği kaza Kurumca iş kazası sayılarak, Kurum Sağlık Kurulunca sürekli iş göremezlik oranı %0 (sıfır) olarak belirlenmiştir. Dosya içerisinde bulunmasa da, Sosyal Sigorta Sağlık Kurulunca davacının maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği ATK rapor içeriklerinden anlaşılmıştır. Kurumun taraf olmadığı tazminat dosyası için alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve 2. Üst Kurul raporlarına göre, davacının %15 oranında meslekte kazanma gücünü kayıp etmiştir. Bu raporlar doğrultusunda, Kurum işlem yapmadığından, davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu açıktır. Çünkü, %15 olarak belirlenen bu oran, Kurumun davalı olduğu davada belirlenirse 5510 sayılı Kanun’un 19 uncu madde uyarınca davacı sürekli iş göremezlik gelirine kavuşacaktır. Bu gerekçelerle, mahkeme kararı yerinde olmadığından kararın kaldırılıp yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. ” belirtilmiştir.
Kaldırma – gönderme ilamından sonra, iş kazası tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca ATK 2. Üst Kurulundan alınan 31.03.2022 tarihli raporda sürekli iş göremezlik oranı %15 olarak belirlenmiştir. Her ne kadar Kurum Yüksek Sağlık Kurulu raporunda sürekli iş göremezlik oranı %0 (sıfır) olarak belirlenmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas ve sonrasında çelişki üzerine ATK 2. Üst Kurulundan alınan oran aynı doğrultuda olduğundan, sürekli iş göremezlik oranının %15 olarak belirlenmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı isabetlidir.
Tazminat dosyasında Kurum davada taraf olarak yer almadığından bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Kurum davanın açılmasına sebep olduğundan yargılama giderleri – vekalet ücretinden sorumlu tutulması dosya kapsamına uygun bulunmuş olup, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir” gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.