YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5262
KARAR NO : 2023/6167
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1459 E., 2022/2193 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/216 E., 2020/231 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kurumda 17054141 sigorta sicil numarası ile 01.06.1982 tarihinden 4/a ve … bağ numarası ile 01.01.1987 tarihinden 4/b kapsamında zorunlu tarım bağ kur sigortalısı olduğunu, davacının tarımsal faaliyette bulunması nedeni ile Havza Ziraat Odasında 20.01.1996 – 29.01.2015 tarihleri arasında kaydı bulunduğunu, davacı bulunduğu yerde 1998-2006 yıllarında kendi ve babasının arazisinde şeker pancarı ekimi yapıp ürettiği ürünleri Suluova Şeker Fabrikasına teslim ettiğini, davacının 6552 sayılı Kanun gereğince ek. 17 ve ek 5 kapsamında borçlarını yapılandırdığını, ödeme planı içinde borçlarını tamamen ödediğini, 27.04.2018 tarihinde davalı kuruma başvurarak tahsis talebinde bulunduğunu, kurumun 23.05.2018 gün 4714699 sayılı yazısı ile davacının sigortalı sürelerinin yeterli olmadığından bahisle talebinin reddedildiğini, davacının ziraat odasında iki aynı giriş kaydının bulunduğundan bahisle tarım sigortalı sürelerinin bir kısmının , borçlanmasının ve yapılandırmasının iptal edildiği, ek 19 uygulanarak yeniden yapılanma yapıldığının, hizmet süresinin buna göre yeterli olmaması nedeni ile aylık bağlama isteğinin red edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, kurumun bu işleminin yasal olmadığını, ileri sürerek davacının tarım sigortalı sürelerinin yapılandırılmasının geçerli olduğunun tespitine, buna aykırı kurum işlemlerinin iptaline, davacının isteğine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davaya ilişkin süresinde dava şartı yokluğu, yetki, görev, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, menfaat yokluğu, eksik harcın ikmali sebeplerine ilişkin itirazda bulunduklarını, davacı müvekkil hakkında açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne, davacıya 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve yapılandırmalarının geçerli olduğunun tespitine, aksi kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili,İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçeleri ile yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının 30.09.1987, 31.12.1987 tarihlerinde iradi prim ödemesi, 20.01.1998 tarihinde başlayan Havza Ziraat Odası, 01.10.1997 tarihinde başlayan Ilıca Tarım Kredi Kooperatifi, 01.08.2001 tarihinde başlayan Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi üyeliğinin, Suluova Şeker Fabrikasına 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarında ürün teslimi nedeniyle prim tevkifatı, 2012, 2013, 2014, 2015 ve sonraki yıllarda iradi prim ödemeleri ve 6552 sayılı kanun kapsamında yapılandırma ödemelerinde bulunduğu bağkur giriş bildirgeleri, prim ödemeleri, yapılandırma ödemeleri dikkate alındığında davacının 01.03.1988 – 31.07.1989 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı çalışmaları dışlandığında 200 gün, prim tevkifatına bağlı olarak hizmet akdine bağlı çalışmaları dikkate alındığında 01.06.2007 – 31.07.2007 tarihleri arasında 2220 gün, işe giriş bildirgesi ve iradi prim ödemeleri ve hizmet akdine bağlı çalışmaları dikkate alındığında 06.01.2014 – 24.02.2015 tarihleri arasında 440 gün bağkur sigortalısı olduğu ve söz konusu dönemlere ilişkin prim borçlarının 6552 sayılı yasa kapsamında yapılandırma suretiyle ödendiğinin kabulü ile söz konusu dönemlerde bağkur sigortalısı olduğunun kabulünde ve 506 sayılı kanunun 4759 sayılı kanunun 3. Maddesi ile değişik geçici 81. Maddesinin B/(d) alt bendi kapsamında tahsisi talep tarihi olan 27.04.2018 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını tamamladığınıa ancak Ek 5 Sigortalılığının sona erdiği 30.06.2018 tarihini izleyen ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına ilişkin mahkeme kabulünde bir hatanın bulunmadığı” gerekçesi ile davalı Kurumun istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde 54 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca müvekkil Kurum tarafından davacı …’ın yaşlılık aylığı talep tarihini takip eden 01.05.2019 tarihinden itibaren müvekkil kurum tarafından 6552 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanmış bulunmaktadır. Madde hükmü de incelendiğinde yerel mahkeme kararının aksine müvekkil kurum tarafından kesilen yaşlılık aylığının kesilme tarihi itibari ile değil de talep tarihi itibari ile tekrar bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple yerel mahkemede görülen dava konusuz kalmış olduğundan bu durumda bir karar verilecek ise esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken bu durumun gözardı edilmesi hukuka aykırı düşmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6552 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 54 üncü madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır…” hükmünü içermektedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.