YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5268
KARAR NO : 2023/5890
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/650 E., 2023/396 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/337 E., 2021/510 K.
Taraflar arasındaki 10.11.1985 tarihli işe giriş bildirgesindeki çalışmanın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, 10.11.1985 tarihinde Samsun’da bulunan Üstün Avize Sanayi isimli, 2.3320.29865.5101 sicil nolu işyerinde günün asgari ücreti ile çalıştığını, davacı adına verilen giriş bildirgesinde davacının adı, soyadı ve baba isminin doğru yazıldığını, geri kalan kısmının ise yanlış yazıldığını, bunun davacının kimliğinin olmaması, giriş bildirgesinin beyanına dayalı düzenlenmesinden kaynaklandığını, Kurum ile diğer resmi kurumlar arasında yapılan yazışmalar sonucu … isimli başka şahsın olmadığının tespit edildiğini, davalı Kurum’a yaptıkları yazılı başvuruya olumsuz cevap verildiğini belirterek 31.12.1985 tarihli, 226096 kayıt nolu işe giriş bildirgesinin ve işe giriş bildirgesine istinaden 10.11.1985 tarihindeki çalışmalarının davacıya ait olduğunun tespitine, bu çalışmalarının diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, 1 günlük hizmet tespiti davalarında davacıya ait işe giriş bildirgesinin olması gerektiğini, davacının iddia ettiği işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin, doğum tarihinin davacı ile tutmadığından hizmetlerinin birleştirilme işlemi yapılmadığını, davacının kayıtlı olmadığı dönemde çalıştığını, uyuşmazlık konusu çalışmayı kuşku ve tereddüte mahal kalmayacak şekilde kanıtlanması, Mahkeme’nin davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini dikkate alarak araştırılmasını istedikleri hususları araştırması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “…Davacının, dava dışı işyerinde çalışıp çalışmadığı yönünden de mahkememizce araştırma yapılmıştır. Davacı asil isticvap edilmiş ve hangi tarihlerde çalıştığı ve işyerinde hangi işleri yaptığı sorulmuştur. Davacı asil taş parlatma işi yaptığını beyan etmiştir. Mahkememizcebu beyanların doğruluğunun tespiti için, tarafsız bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmiştir. Bordro tanıklarının bir kısmı davacıyı hiç hatırlayamamışlardır. Ancak bu tanıklar işyeirnde taş parlatma yapıldığını beyan etmişlerdir. Yine tanıklar, davacının işyerini ve çalışma biçimini bildiğini beyan etmişlerdir. Bu hali ile tanık beyanları ile davacının beyanları mahkememizce samimi bulunmuştur. Tanık Nimet de davacıyı hatırlamıştır. …” gerekçesiyle, davanın kabulüne, 31.12.1985 tarih ve 226096 kayıt numaralı işe giriş bildirgesinin ve bu işe giriş bildirgesine istinaden 10.11.1985 tarihindeki çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine ve bu çalışmaların diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde,müvekkili Kurum aleyhine açılan davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, 1 günlük hizmet tespiti davalarında davacıya ait işe giriş bildirgesi olması gerektiğini, davacının iddia ettiği işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri, doğum tarihinin davacı ile tutmadığından hizmetlerinin birleştirme işlemi yapılmadığını, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, uyuşmazlığa kurum sebebiyet vermediğinden davalı aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aidiyetin ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 maddesi hükümleridir.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduklarından özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.