Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5304 E. 2023/5163 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5304
KARAR NO : 2023/5163
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 10. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili …’ın davalı şirkette 14.10.2010 tarihinde montaj elemanı olarak işe başladığını, müvekkilinin daha sonra 2012 yılında pres makinesinde görevlendirildiğini, son aylık ücretinin net 740,00 TL olduğunu, müvekkilinin 29.08.2012 tarihinde işveren tarafından sonradan görevlendirildiği pres makinesini çalıştırırken makinenin arızalandığını ve müvekkilinin makineyi tekrar çalıştırmak isterken parmakları pres arasında kaldığını ve sol el işaret parmağı ve orta parmağının koptuğunu, yüzük parmağının da işlevsiz kaldığını, pres makinelerinin pedallı olmaması gerekirken kaza tarihinde pedallı olarak çalıştırıldığını, makinenin bakımının gelmiş olmasına rağmen bakımının yaptırılmadığını, davacıya koruyucu eldiven veya diğer koruyucu malzemelerden verilmediğini, uğradığı iş kazası sonucu müvekkilinin iş gücü kaybı olduğunu, müvekkilinin ruhen ve psikolojik açıdan çok etkilendiğini, olayda davalı şirketin kusurunun olduğunu belirterek iş gücünü kaybetmiş olması ve uğradığı maddi zarar nedeniyle tedavi masrafları ve bundan sonraki tedavi masraflarına karşılık olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ve 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 18.07.2012 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 132.761 TL olacak şekilde arttırmış, 05.03.2017 tarihli dilekçesi ile de dava dilekçesinde talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi masraflarına ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kazanın davacının ihmal ve kusuru ile meydana geldiğini, davacının çalıştığı makinayı işverene ya da ustabaşına bilgi vermeden manuel pedallı konuma alarak kendisinden istenilmemesine ve görevi olmamasına rağmen bakım yapmaya çalıştığını, olayda işverenin herhangi bir kusuru veya ihmali olmadığını, davacının tedavisinin özel hastanede yapıldığını, davacının bu sürede ki maaşının da kendisine ödendiğini, davacının tüm özel hastane masraflarının davalı şirket tarafından karşılandığını, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile 78.370,46 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 40.000 TL net manevi tazminatın takdiren 20.000 TL lik kısmının kabülü ile bu miktarın 29.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 20.000 TL lik kısmının reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 40.000,00 TL lik manevi tazminat talebinin 20.000,00 TL sinin hangi sebeple red olduğunun gerekçelendirilmediğini, davacının parmaklarının kopması nedeniyle nişanlısının evlenmekten vazgeçtiğini, ruhsal olarak yıkımına neden olduğu itirazında bulunmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacıya şirketçe yapılan mutad dışı ödemelerin bilirkişi tarafından mahsup edilmediğini, davacıya raporlu iken SGK tarafından kendisine maaş ödenirken mağdur olmaması için davacıya toplu para ve maaş ödemesi yapıldığını, özel hastanede ameliyat ettirilip, tüm giderlerinin davalı tarafından karşılandığını, toplam 47.453,23 TL olan bu miktarların tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, olayda kendileri yönünden şirket kusurunun hatalı olarak değerlendirildiğini, şirket kusurundan bahsedilemeyeceğini, yerinde keşif ve makinanın incelenmesi taleplerinin kabul görmediğini, davacının yüzde yüz kusurlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 20.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda, mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan gerekçelerin yerinde olduğu da dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.