Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5344 E. 2023/5665 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5344
KARAR NO : 2023/5665
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2818 E., 2023/105 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/379 E., 2021/349 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararın fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 17.12.2014 tarihinden 28.08.2019 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Efbi Arıtma Sistemleri İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’de sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 17.12.2014 olarak tespiti ile sigorta hizmetlerinden faydalandırılmasına karar verilmesini, davalı işveren bünyesinde şirketin faaliyet konusu olan su arıtma cihazları ile ilgili satış, garanti ve servis hizmetleri verilmesi hususunda Samsun ili genelinde satış ve servis destek elemanı olarak 5.000,00 TL maaş, aylık satış primi ve görülen işlerde aylık 1.500,00 TL servis eleman ücreti karşılığında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davalı müvekkilin Kastamonu’da su arıtma üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkilin Kastanomu dışında Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösterdiğini, davacının hem müvekkile ait cihaz satış, montaj ve tamirlerini hem de başka firmalara ait cihaz satış, montaj ve tamirlerini yaptığını, davacının yetkisi olmamasına karşın müvekkil şirketin kaşesini kullanarak müvekkil şirket adına imzalar attığını, taraflar arasında özellikle bağımlılık ve zaman unsurundan yoksun ilişkinin iş kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının kayden sigortalı olarak da görünmediğini, çalışma koşul ve süresini kendisi belirleyen, üzerinde şirket gözetim ve denetimi bulunmayan davacının işçi kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili, davacının hizmetlerinin eksik bildirildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, eksik bildirdiğini iddia ettiği çalışmalarının işe giriş ve çıkışlara göre tamamen bildirildiğini, bu nedenlerle davada kurumun davalı konumundan çıkartılarak davalı yanında fer’i müdahil konumuna getirilmesine, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya arasında bulunan ve davalı tarafından düzenlenen ve davalı şirketin müşterileri tarafından da imzalanan sözleşme içeriklerinden davacının sözleşme imzaladığı tarih olan 17.12.2014 tarihinde davacının, davalı işyerinde çalışmaya başladığının sabit olduğu, davacı tarafından sunulan son servis formun üzerinde 30.07.2019 tarihinin bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 17.12.2014-30.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ile aralarında işçi–işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının satış yaptığı ürün başına komisyon alarak çalıştığını, davacının kendine ait işyeri bulunduğunu, daimi çalışan olmadığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Fer’i Müdahil kurum vekili, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı hizmet cetvelleri ile sabit olan bordrolu tanıklardan …‘in davacının şirketten maaş alarak çalıştığı yönünde ki beyanının hükme esas alınmasında ve davalı tarafça tanık …’e verdiği ifadeyi değiştirmesi yönünde atılan mesaj karşısında bordrolu çalışan olsalar da davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesinde ,yapılan araştırmada davacı adına herhangi bir işyerinin bulunmadığının ve dosya kapsamına sunulan davalı işyeri adına düzenlenen servis kayıtları ve davalı işyeri adına yapılan ürün satış belgeleri dikkate alındığında davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalının ve fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1 nci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 17.12.2014-28.08.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil kurum ve davalı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.