YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5373
KARAR NO : 2023/6248
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2028 E., 2023/601 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2021/229 K.
Taraflar arasındaki hizmet birleştirmesi olmaksızın yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çalışma sürecinin gerek 506 sayılı Kanun gerekse 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi statüsünde 5934 gün sürdüğünü, sonraki dönemde ise 5510 sayılı Kanun’un 4/b kapsamında hizmetinin bulunduğunu, 16.11.2020 tarihi itibariyle 4/a ve 4/b kapsamında geçen gün sayılarını 31 yıllık sigortalılık süresi ve yaş şartını yerine getirdiğini düşünerek 4/a kapsamında geçen sigortalı gün sayısı nazara alınarak emeklilik aylığı bağlanmasının talep edildiğini, … Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 29.12.2020 tarihli yazısı ile “2829 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 inci maddesi ile son 7 yıllık süre içinde 4/a çalışma gün sayısının yeterli olmadığından ve 4/b kapsamında olduğundan 4/a statüsünden yaşlılık aylığı bağlanamayacağının belirtilerek talebinin reddedildiğini, talebin 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olduğunu belirtilerek; “davacıya 4/a kapsamında emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesini” talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının 16.11.2020 tarihi dilekçesine istinaden 4875 gün 4/a, 1290 gün isteğe bağlı 4/b ve 1059 gün Pamukbank (Devredilen Halkbank) banka sandığı olmak üzere toplam 7224 gün hizmetinin bulunduğunu, hizmet birleştirilmesi durumunda 4/a statüsünde 4875 prim günü olacağını ve bu gün sayısının emeklilik şartlarını sağlayamayacağını belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusunun davacının 4/b kapsamında sigortalılığı hizmet birleştirilmesine esas alınmadan 4/a kapsamında emeklilik aylığı bağlanması talebine ilişkin olduğu,
2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmünün düzenlendiği,
Davacının, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 inci maddesi ile 506 sayılı Kanun’un 4/a maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında toplam 5934 prim günü sayısının bulunduğu, talep tarihi itibariyle 31 yılı aşan sigortalılık süresinin bulunduğu, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesi uyarınca 25 yıllık sigortalılık süresi ile 5400 prim gün koşulunu yerine getirdiği, tahsis talep tarihi itibariyle 56 yaşında olmakla 51 yaş koşulunu da yerine getirdiği, bu durumda davacının tüm sigortalılıklarının birleştirilmesi zorunlu olmayıp tahsise yeten istediği Kanun kapsamındaki sigortalılıklarının birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanmasını talep edebileceği (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.03.2014 tarihli 2013/9672 Esas-2014/5067 Karar sayılı ilamı) gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yerine getirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 23.01.1989 – 31.12.1991 tarihleri arasında 1059 gün 506 sayılı Kanun’un geçici 20 inci maddesi kapsamında sigortalı olduğu, 01.01.1992 – 30.09.2008 tarihleri arasında 4875 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı olduğu ancak prim borcunun bulunduğu, davacının 16.11.2020 tarihli tahsis talebinden sonra Kurum tarafından hizmet birleştirmesi yapılarak tahsis talebinin reddedildiği; somut olayda, davacının hizmet birleştirmesi gerekmeden salt 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi göz önüne alındığında tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşıldığından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında geçen çalışmalarına ilişkin hizmet birleştirmesi gerekmeden diğer sigortalılık süreleri nazara alınarak tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2829 sayılı Kanun’un 8/1 ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B-h bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.