Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5376 E. 2023/5636 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5376
KARAR NO : 2023/5636
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1780 E., 2023/427 K.
KARAR : Esastan Ret
Fer’i Müdahil vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2021/219 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kurum nezdinde yayın ve yapım elemanı olarak dekor bölümünde işe başladığını; 01.10.1991-02.09.2002 tarihleri arasında sigortasız olarak, 02.09.2002-24.09.2008 tarihleri arasında “1 yıldan az süreli istihdam edilecek Kurumun Yayın ve Yapımına Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel” sözleşmesi adı altında, 24.09.2008-20.09.2013 tarihleri arasında ” Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesi” adı altında, 20.09.2013 tarihinden itibaren de statü değişikliği yapılarak hizmetlerine herhangi bir ara vermeden 4/c kapsamına dahil edilerek çalıştığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, davacının uzun yıllardır kesintisiz ve aralıksız şekilde farklı hukuki statü ve sözleşme türleri ile çalıştığını, davalı kurumun Çalışma Bakanlığının iş müfettişleri tarafından 1987-2000 yılları arası teftiş edildiğini ve bu dönemde istisna akdiyle çalışanların tamamının hizmet akdi ile çalışmış gibi değerlendirilmesi gerektiğine karar verilerek eksik yatırılan prim borçlarının gecikme zammı ve tazminatıyla birlikte ödenmesinin istenildiği, davacının tüm çalışması hizmet akdinin özelliklerine havi olmasına rağmen kurum kayıtlarında bu sürenin istisna akdi ile çalışıyor şeklinde gösterildiğini belirterek davacının 01.10.1991 tarihinden itibaren 4/c kapsamına dahil olduğu tarihe kadar davalı kurumda aralıksız ve kesintisiz olarak hizmet akdine göre çalışmış olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı TRT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 2954 sayılı TRT Kanunu gereği hizmet sözleşmesiyle işçi çalıştırılamayacağını, kurum ile davacı arasında herhangi bir hizmet akdinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil Kurumu vekili cevap dilekçesinde; yersiz ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep ettiklerini, yetki, derdestlik, husumet, görev, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile; davacının 01.10.1991-31.12.2008 tarihleri arasında kurum bildirilen süreler dışında hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada idari yargının görevli olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun hukuki statüsü gereği işçi çalıştırılamadığını, çalışma süresinin tam olarak tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasını iddia ettiği süreler bakımından hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Mahkemece Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında bildirilen delillerin toplanmadığını, Kurum ava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı TRT Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.1991 ile 08.09.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup , dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi