YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5389
KARAR NO : 2023/6281
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/573 E., 2023/252 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/65 E., 2021/456 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ve feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı ve feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalıya ait iş yerinde asgari ücretle 2002 yılı Aralık ayı başlarından 08.07.2019 tarihine kadar tam zamanlı, kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, müvekkilinin okur yazar olmadığını, çalışma süresi boyunca işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini sandığını, ancak müvekkilinin davalı işverence işine son verildiği 08.07.2019’dan sonra SGK’da emeklilik için yapmış olduğu sorgulama neticesinde davalı tarafından sadece 06.05.2013-08.07.2019 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının SGK’ya bildirildiğini, Aralık 2002 ayı başı ile 06.05.2013 tarihleri arasındaki sigortalı hizmet sürelerinin ise Kuruma bildirilmediğini ve sigorta primlerinin de ödenmediğini öğrendiğini beyanla, davalıya ait iş yerinde 01.12.2002 tarihinden 06.05.2013 tarihine kadar hizmet akdine tabi, asgari ücretle, tam zamanlı olarak kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; “Davanın kısmen kabulü ile; ….. TC kimlik numaralı …’ın kurumda …. sicil sayılı dosyada işlem gören … adına tescilli iş yerinde …… tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz tam süreli ve asgari ücret ile toplam 3575 gün çalıştığının, bu çalışmasının tümünün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili özetle, davacı müvekkilinin Aralık 2002 ayı başından itibaren davalı işyerinde çalışmasına rağmen ilk derece mahkemesince “davacının 01.06.2003 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığının” tespiti yönünde karar verildiğini, bilirkişi tarafından dosyadaki kayıtlara göre davalının işyerinin pide salonu mahiyetli olarak 06.03.2003 tarihinde kanun kapsamına alındığı belirtilmişse de; gerek davalı tanıkları, gerekse davacı tanıkları ve bordro tanıklarının beyanlarında bu işyerinin 2002’den önce de ve hatta davalının kardeşi ve çalışanı …’nun 1992’den itibaren faal olduğu yönündeki beyanlarına bakıldığında, bu işyerinin resmi olarak SGK’ya bildirildiği tarihten çok önce faaliyette bulunduğu ve tanık anlatımlarından da açıkça görüldüğü üzere davacının 2002’de itibaren bu işyerinde çalışmaya başladığının ortaya çıktığını, davacının mahkemece belirlenen 01.06.2003 tarihinden önce yani Aralık 2002 ayı başı itibariyle davalı işyerinde çalıştığının tanık anlatımlarıyla kanıtlandığını, bu sebeple sigorta başlangıç tarihinin Aralık 2002 başı olması gerekirken 01.06.2003 olarak gösterilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince kısa kararda “davanın kabulüne” şeklinde karar verilmişken, gerekçeli kararda kısa karara aykırı olacak şekilde “kısmen kabulüne” denmek suretiyle tamamen farklı bir hüküm tesis edildiğini, her ne kadar mahkemece “kısmen kabul kararı verileceğine sehven davanın tam kabulüne karar verildiği” ve bunun HMK 305/A kapsamında düzeltilebileceğinin gerekçeli kararda belirtilmişse de gerekçeli kararda verilen “kısmen kabul” kısa karara aykırı yeni bir karar olup, bunun HMK 305/A kapsamında düzeltilebilecek veya ek karar verilebilecek kararlardan olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili özetle, İlk derece mahkemesince, davacının 01.06.2003 – 05.05.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespit edilerek kısmen kabul edilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacının soyut ve mesnetsiz iddialarının gerçeği yansıtmadığı gibi bu döneme ilişkin Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin tespit davasında hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin aşıldığını, SGK kayıtları, maaş bordroları ve personel özlük dosyasına göre iddia etmiş olduğunun aksine sadece 06.05.2013 ile 08.07.2019 tarihleri arasında müvekkiline ait iş yerinde çalıştığının açık olduğunu, yine davacının okur yazar olmadığını beyan ettiğini, ancak 06.05.2013 ile 08.07.2019 tarihleri arasında çalıştığına ve bu döneme ilişkin tüm işçilik alacaklarını aldığına dair 08.07.2019 tarihinde itiraz şerhi düşmeden ibraname ve kıdem tazminatı bordrosu imzaladığını, işbu ibraname ve bordroların dosya muhtevasında mevcut olup davacının 2013 tarihinden önce bir çalışmasının olmadığını ikrar ettiğini beyanla, davanın reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Fer’i müdahil Kurum vekili özetle, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un 86/1 inci (mülga 506 sayılı Kanun’un 79/1 inci) maddelerine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olup, bildirilmeyen bu kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacıya ait hizmet dökümünde davalıya ait iş yerinden belirtilen tarih aralığında Kurumlarına bildirilen hizmetler dışında herhangi bir hizmete rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte belgelerden olup aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunu, ancak mahkemece yetersiz ve çelişen tanık anlatımları esas alınarak Yargıtay’ın kararlılık kazanan son uygulamalarının ışığında gerekli kanıtlar toplanılmaksızın hüküm kurulduğunu, çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini, bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, salt tanık ifadelerine göre karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1-a) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, b) Davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Kabulü ile; … 16. İş Mahkemesinin 02.12.2021 tarih, 2020/65 Esas ve 2021/456 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine, dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davaya konu talepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.