Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5488 E. 2023/5581 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5488
KARAR NO : 2023/5581
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1094 E., 2023/347 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/405 E., 2021/75 K.

Taraflar arasındaki sigorta tescilinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2006 doğumlu kızı …’ün…adresinde mankenlik ajansı işi ile faaliyet gösteren ve yine Beyoğlu SGK Merkezinde işlem gören …’ın işyerinde 24.04.2008 tarihinde velileri olarak kendilerinin rıza ve muvafakatıyla reklam ve dizi filmlerinde oynatılmak üzere kaydı yapıldıktan sonra iş veren tarafından 46308 evrak kayıt numarasıyla bildirimde bulunduğunu, tahakkuk eden sigorta priminin de ödendiğini, müvekkilinin kızı bir iki ufak rollerde de çekim yaptığını, kaldı ki o dönemde müvekkilerinin internet ortamında sigorta bildirgesini kontrol ettiğinde kaydının mevcut olduğunu, ancak müvekkillerinin bugün itibariyle e- devletten ve SGK müdürlüklerinde yaptıkları kontrollerde prim ödeme gün sayısı ve kazançlarla birlikte kızlarının sigorta sicil numarasınında iptal edildiğini öğrendiklerini, idarece yapılan iş bu idari işlemin hukuka aykırı olduğunu, o dönem kızlarının birkaç resmi çekilip kataloglarda yayınlandığını, o dönemde kızlarının sigortalılığını kontrol ettiklerinde sigorta girişinin mevcut olduğunu, ancak daha sonra kurum tarafından kendilerinin bilgileri dışında tek taraflı olarak iptal edildiğini beyanla davalı idare Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yaşadışı bir şekilde sigorta giriş iptal ettirilen …’ün sigortalı çalışan olarak kabulünü ve sigorta tescilinin 24.04.2008 tarihi olarak yapılmasını talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kayıtlarından yapılan incelemede, işyerinin 01.12.2007 tarihi itibari ile kanun kapsamına alındığı, 31.07.2013 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, işyerinin açılış tarihinden 2008/3. aya kadar işyerinden en fazla 5 sigortalı bildirimi yapılırken 2008/4. ayda 164, 2008/5. ayda 32 sigortalı bildirimi yapıldığı ve bu tarihlerden sonra en fazla 9 sigorta bildirimi olduğu saptanmış, bunun üzerine kurum tarafından yapılan denetim ve kontrol üzerine,13.02.2009 tarihli rapor düzenlendiği, kurumca sözü edilen rapor ve tespitlere dayanılarak; … ünvanlı Mankenlik Ajansı faaliyeti yapan işyeri tarafından 2008/4. ayda bildirim yapılan ve sigortalılık niteliğine sahip olmadıkları tespit edilen 159 çocuk sigortalının işe girişlerinin iptal edildiği; somut olayda her şeyden önce davacının yaş itibariyle sigortalı olması düşünülemeyeceği, davacının nizalı dönemde henüz 1 yaş 10 aylık olup davacının yaş itibariyle çırak olması dahi mümkün olmadığı, Kurumun 2.7490.03.03.1073256.034.05 sicil sayılı dosyasında işlem gören,…… adresindeki … ünvanlı işyerinin 2008 yılı Nisan ayında 18 yaş altı 159 sigortalının ilk işe girişini yapması, iş yerinin sigortalı sayısının sadece 2008 yılı Nisan ayında yükselmesi mahkememizce hayatın olağan akışına uygun görülmediği, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dosya içerisinde yer alan tüm deliller ile davalı kurum tarafından düzenlenen teftiş raporu dikkate alındığında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 130 uncu maddesi ile halen yürürlükteki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59 uncu maddesi gereğince kurum memurlarınca yapılan tespitler aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olduğundan, toplanılan delillere rağmen ortada hukuken geçerli bir sözleşmenin bulunduğu kanıtlanamadığından ve dolayısıyla davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğu kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle ispatlanmamış olduğundan, ayrıca 18 yaşının altında çok sayıda çocuğun ilk defa 2008 yılının nisan ayında (bu ayı takip eden sonraki aylarda ilk kez sigortalı olacakların emeklilik yaşını 60’tan 65’e çıkaran yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği ayda) sigortalı yapılması da hayatın olağan akışına uygun olmadığından ve yasal şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, on sekiz yaşından önceki dönemde sigortalının çalışmasını önleyen bir Kanun hükmü bulunmadığını, Kurumun tek taraflı teftiş raporu ile yetinildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.06.2006 doğumlu … velisi davacı Emin Selim Akgül’ün dava açıldıktan sonra 24.09.2019 tarihli dilekçe ile Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurum tarafından başvuru akıbetinin Fatih SGM’den takip edilmesinin bildirildiği, 1073256 034 sicil numaralı dosyada işlem gören, Lamartin Han. No:32 Kat/2 Beyoğlu … adresinde kurulu, … unvanlı işyerinde 25.04.2008 tarihinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin 24.04.2008 tarihinde Kuruma verildiği işyerinin 01.12.2007-31.07.2013 tarihlerinde kanun kapsamında olduğu; Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 09.06.2009 tarih, 2009/AA-55 sayılı raporunun incelenmesinde; 1073256 034 sicil numaralı … unvanlı işyerinde yapılan denetimde 2008/4 ay prim hizmet belgesinde adlarına rastlanan 18 yaş altı …….ın velilerinin çağrıya icabet ettikleri ve ifadelerinin alındığı, yapılan çekimler ve mankenlik karşılığında ücret alınmadığının belirtildiği; tanık olarak dinlenen, (iş yerinin muhasebesini tutan firmada sigortalı çalışan) …’un; iş yerinin muhasebe kayıtlarını tuttuğunu,…… beyin çocuğunu çekimlere ne sıklıkla götürüp getirdiğini bilmediğini söylediğini, somut olayda, davacıların 2006 doğumlu müşterek çocuklarının işe giriş bildirgesinde yazan tarihte henüz 2 yaşını doldurmadığı, fiili çalışmasının bulunmadığı, 18 yaşının altında çok sayıda çocuğun ilk defa 2008 yılının Nisan ayında (bu ayı takip eden sonraki aylarda ilk kez sigortalı olacakların emeklilik yaşını 60’tan 65’e çıkaran yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği ayda) sigortalı yapılmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığını, çalışmanın fiili ve gerçek olduğunun, kurum tarafından düzenlenen raporda yapılan tespitlerin aksinin kanıtlanamadığı kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2006 doğumlu küçüğün dava dışı işyerinde sigortalılık başlangıcına esas olacak şekilde hizmet akdi ile çalışıp çalışmadığı, sigortalılığın iptaline dair kurum işleminin iptali gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 ve 130 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.