YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5526
KARAR NO : 2023/6165
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1207 E., 2023/327 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/126 E., 2021/66 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket bünyesinde 03.09.2018-12.09.2018 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; SGK kayıtlarında da görüleceği üzere davacının, davalı müvekkili firmada 12.09.2018-08.01.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davacının farklı çalışma sürelerine dair iddialarını, aksinin sunulan belgeler ve SGK kayıtları ile sabit olması nedeniyle kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacı tarafından imzalanan 2018 yılı Aralık ayı maaş bordrosunda davacının işe giriş ve sigortalı olduğu tarihin açık bir şekilde yazılı olduğunu, buna rağmen davalının kendi imzasını taşıyan bu maaş bordrosundan yaklaşık 3 ay sonra huzurdaki davayı açtığını, bizzat davacı tarafından imzalanan maaş bordrosu ile de davacının davalı müvekkil firmada işe giriş tarihinin 12.09.2018 olduğu sabit olup, davacının eli mahsulü yazılı belge ile iddiasının aksi ikrarlı durumda olduğunu, davacının, davalı müvekkil firmada çalıştığı süre yazılı belge, SGK resmi kayıtları ile sabit olduğu gibi, çalıştığı süreye ait aldığı ücret de bankaya yapılan resmi ödemelerle belli olduğunu, davacının kendi eli mahsulü yazılı belge ile sabit olan konunun aksi iddia edildiğinden davanın reddi gerektiği gibi, belge ile sabit olan bir konunun aksinin iddia edilmiş olması ve uyuşmazlığın niteliği uyarınca davada ispat yükü davacıya ait olduğunu belirtmiş, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” …kayıtlı tanık anlatımlarından acıkça davacının fiilen 03/09/2018 tarihinde işe başladığı anlaşılmış olup, uyuşmazlık konusu dönemde fiilen çalıştığı” gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının Algı Banyo Ürünleri Tic.Ltd.şti. Ünvanlı ve 1267856.34.35 sicili numaralı işveren yanında 03.09.2018-11.09.2018 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti dahilinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili; davacının işyerinde düzenli sürekli çalıştığının davacı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, dosyada buna ilişkin de herhangi bir delil bulunmadığı, iş bu dosya da sayın mahkeme tarafından tanık dahi dinlenmediği, Kurum resmi kayıtları incelenerek buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken kurum kayıtlarına itibar etmeyerek yahut kurum yazılı kanıtlarıyla çelişen tanık beyanlarına itibar edilmesi usul ve yasaya aykırı olup davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili; davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde işyeri tadilat nedeniyle kapalı durumda olduğunu, bu hususa ilişkin diğer tanıklar da beyanda bulunduğu, tanık beyanları bunu teyit etmesine rağmen yerel mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi hatalı olup, kararın kaldırılmasını davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davacının hizmet cetvelinde 09.04.2018-31.08.2018 arası tarihlerde 1051106 sicil nolu işyerinde çalıştığı, iddiasına göre bu işyerinden ayrılıp ertesi gün aynı işhanında davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği, komşu işyeri ve davacı tanıklarının davacı iddiasını doğruladığı, bordrolu davalı tanıklarının eylül ayı ortası gibi işhanındaki işi bırakıp davalı işyerinde çalışmaya başladığını bildirdikleri, davalı işyerinin faal ve kapsamda olduğu, fiili çalışmanın aynı dönem çalışması bulunan tanık beyanları ile ispat edildiği , İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla,” davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan bordro tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.