YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5533
KARAR NO : 2023/5835
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/314 E., 2023/604 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2022/134 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 27.11.2007 tarihinde, davalı Gün İnşaat şirketinin işçisi olarak işveren şirkete ait … plaka sayılı servis aracında bulunan …’nın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını ve kalıcı maluliyete uğradığını beyanla maluliyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Gün İnşaat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların 27.11.2007 tarihinde müvekkil şirkete ait … plakalı araç ile trafik kazası geçirdiklerini, kaza neticesinde … 4.İş Mahkemesinin 2018/23 Esas sayılı dosyası ile açılan davada davacının maluliyet oranlarının tespit edildiğini, davacı …’nın müvekkil şirkette uzun süre çalıştığını ve 3600 günü doldurması üzerine iş yerinden ayrıldığını, müvekkil şirketin kendisine 20.409,09 TL ödeme yaptığını, yine davacı …’nın da geçirmiş olduğu kaza sonrasında aynı pozisyonda müvekkil şirkette çalışmaya devam ettiğini, davacının belirtilen oranlarda bir sakatlığı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı …’nın müvekkil kuruma maluliyet aylığı bağlanması için müracaatta bulunduğu, bunun üzerine Sağlık Kurulu tarafından 26.09.2013 tarihli ve 018674 sayılı kararında davacının çalışma gücünün kayıp oranının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği çerçevesinde 17,2 olarak belirlendiği, kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı şirkete ait işyerine ait araç ile 27.11.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sosyal güvenlik kurumu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranının taraflar yönünden bağlayıcılığı bulunmadığından açılan dava nedeniyle Adli Tıp 2.Üst Kurulundan alınan raporlarda belirlenen sürekli iş göremezlik oranlarının dosya kapsamına ve olayın oluşumuna uygun olduğundan davacının sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp 2.Üst Kurulu tarafından belirtildiği şekilde tespitine karar verilerek; davanın kabulü ile
ATK 2.Üst Kurulu 13.02.2020 tarih ve 250 sayılı raporu doğrultusunda davacı …’nın meslekte kazanma gücü kayıp oranının E cetveline göre 08.03.2009 tarihinden itibaren %24,2 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; … 3. İş Mahkemesi 28.04.2022 tarihli, 2022/56 E. 2022/134 K. sayılı ilamı ile davacı …’nın sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından belirtildiği şekilde %24,2 olduğunun tespitine karar verildiğini, işbu karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini, kurum kayıtlarında yapılan incelemede, davacı …’nın müvekkili kuruma maluliyet aylığı bağlanması için müracaatta bulunduğu, bunun üzerine Sağlık Kurulu tarafından 26.09.2013 tarihli ve 018674 sayılı kararında davacının çalışma gücünün kayıp oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde % 17,2 olduğu yönünde tespit edildiğini, Yüksek Sağlık Kurulunca verilen kararlar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte olduğunu, iş bu sebeple kurum iş ve işlemlerinde hukuka aykırılık olmadığını, kararının kaldırılmasına, davanın tamamen reddine karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
2.Davalı Gün İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket bünyesinde çalışmakta iken 2007 tarihinde müvekkili şirkete ait … plakalı araç ile trafik kazası geçirdiğini, davacının geçirmiş oldukları kaza neticesinde … 4. İş Mahkemesinin 2018/23 E. sayılı dosyası ile açılmış bulunan davada davacıların maluliyet oranlarının tespiti için dosya Adli Tıp 2. Üst Kurulu’na gönderildiğini ve raporda davacının 08.03.2019 tarihinden itibaren %24,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının rapor edildiğini, davacının sağlık durumu dikkate alındığında meydana gelen kaza nedeniyle uğramış olduğu cismani zararların büyük ölçüde ortadan kalktığı ve kalça hareket kısıtlılığının çok büyük ölçüde iyileştiği rapor edildiğini, davacının, müvekkili şirkette uzunca bir süre daha çalışmaya devam etmesi uğramış olduğu cismani zararın ne ölçüde iyileştiğinin göstergesi olduğunu, davacı günlük yaşantısına normal bir şekilde devam edebildiğini, bu nedenle davacının maluliyet oranı fahiş bir şekilde hesaplandığını, davacının belirtilen oranda bir maluliyeti bulunmadığını, iş gücü kaybı çok yüksek gösterilerek, bakıma ve muayeneye ihtiyacı olmamasına rağmen bu denli fahiş maluliyet oranı ortaya konulduğunu, kaldı ki; dosya kapsamına bakıldığında davacılardan … hakkında, ilk olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 26.02.2016 tarihli rapordaki maluliyet oranın %17,2 olarak hesaplanmış olduğu, akabinde ATK’dan alınan 02.08.2017 tarihli raporda yine maluliyet oranının %17,2 olarak hesaplanmış olduğunun görüleceğini, hal böyle iken hükümde ATK. 2. Üst Kurulu Raporunda belirtilen maluliyet oranına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zira maluliyet oranları bakımından raporlar arasında ciddi bir çelişkinin bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden yalnızca son gelen rapora bakılarak hüküm kurulması eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle söz konusu kararın istinaf incelemesi ile bozularak kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı …’nın, davalı şirkette çalışırken 27.11.2007 tarihinde geçirdikleri trafik iş kazasına ilişkin olarak, sürekli iş göremezlik oranlarının tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. Üst kurulundan usulüne uygun şekilde rapor alındığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmakla;
Davalı … Kurumu Başkanlığı ile davalı Gün İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 27.11.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.