Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5537 E. 2023/6058 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5537
KARAR NO : 2023/6058
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/651 E., 2022/1208 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/82 E., 2021/126 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı iş yeri bünyesinde dokuma operatörü (halfe) olarak çalışmakta iken iplik, iplik bobinlerinin alınması ve taşınmasını gerçekleştiren forklift personelinin izinli olması sebebiyle iş yeri müdürünün talimatı ile bu görevin davacıya verildiğini, forklift makinesi kullanımı hakkında bilgisi olmayan davacının 07.04.2016 tarihinde iplik bobinlerini bulundukları yere çıkarak almaya çalıştığında palet üzerinden düşerek yaralandığını ve ayağının kırıldığını, davacının, maruz kaldığı iş kazası neticesinde uzun bir süre çalışamadığını ve hayatını idame ettirme noktasında türlü sıkıntılar yaşadığını, davalı şirketin iş kazasını kuruma bildirmediğini, davalı şirket yetkililerince kolluk ve savcılığa bildirimde bulunulmadığı gibi herhangi bir şekilde bildirimde bulunmaması için davacının baskı altında bırakıldığını, meydana gelen iş kazası hususundaki şikayet hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından davalı şirkete karşı açılmış olan tazminat ve işçilik alacaklarına yönelik yargılamaların görüldüğü, davacının maruz kaldığı iş kazası neticesinde davalı şirket nezdindeki iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini, işbu dosya davalısı şirket aleyhine iş kazası nedeniyle açmış oldukları … 3. İş Mahkemesi’nin 2016/762 Esas sayılı dosyasında görülen maddi ve manevi tazminat istemli dava dosyası kapsamında dinlenilen tanıkların davacının iş kazası geçirdiğini açıkça beyan ettiklerini, davalı kuruma başvuru yapılarak iş kazasının tespitine yönelik talepte bulunduğunu, yeterli bilgi ve belge bulunmadığından bahisle iş kazasının tespiti yönündeki taleplerinin reddedildiğini, davalı şirket bünyesinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik önlem alınmadığı araç ve gereçlerin temin edilmediği ve tüm bunlara yönelik yükümlülüklerin ağır şekilde ihmal edildiğinin aşikar olduğunu beyan ederek, davacının, maruz kaldığı kazanın iş kazası olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 07.04.2016 tarihinde aldığını iddia ettiği sağlık raporunun iş kazasıyla ilgili değil genel bir sağlık raporu olduğunu, davacının iş kazasının tespitini istediği formda kazada topuğunun dağıldığını iddia ettiğini, fakat aldığı sağlık raporunda “ayak kırığı” teşhis konduğunu ve sadece 5 günlük bir sağlık raporu verildiğini, hayatın olağan akışı içerisinde topuğu dağılan bir kişinin 5 gün içerisinde ayağa kalkamayacağının ortada olduğunu, bunun da davacının iddialarının ne kadar mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, … 3. İş Mahkemesi’nde devam eden dosyada SGK’dan gelen iş kazası tespiti ile ilgili belgede mezkur olayın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, davacının, şirket nezdinde dokuma operatörü olarak istihdam edilen çalışan olduğunu, davacıya gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinden fazlası verildiğini, davacının kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yapması gerekirken kusurlu hareketlerde bulunarak iş sözleşmesine aykırı davrandığını, dava dilekçesini kabul etmediklerini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtları incelendiğinde, davacının 07.04.2016 tarihinde geçirdiğini iddia ettiği kazaya ait bilgi ve belgelerin iş kazası tespit komisyonu tarafından iki kez incelendiğini, kazanın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğine karar verildiğini, kurum kayıtlarına göre davacının iş kazası ile ilgili bildirimi, kazanın meydana gelmesinden çok uzun süre sonra kuruma yaptığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile, davacının, Kurumun 1036458.027 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı …’ne ait işyerinde, davaya konu 07.04.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davalı Kurum vekilinin, … 1. İş Mahkemesinin 16.03.2021 tarih ve 2020/82 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili, davacı tarafından sunulan delillerin iddiasını ispatlamak için yeterli olmadığını, bu sebeple Kurumca da işlem yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 07.04.2016 tarihinde davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası sayılmasının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, davalı şirket vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla davalı şirket yönünden ilk derece mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.