YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5603
KARAR NO : 2023/5897
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2428 E., 2022/2094 K.
HÜKÜM/KARAR : Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/410 E., 2019/80 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.09.2012 – 31.08.2016 tarihleri arasında birlik başkanlığında meclis encümeni olarak görev yaptığını, 31.08.2016 tarihinde görevinden ayrıldığını, davalı kurum tarafından, davacı hakkında Karaisalı Sulama Birliğinin borcundan kaynaklı olarak ödeme emri düzenlendiğini, düzenlenen ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığını, kurum tarafından davaya konu borcun gerekçesini açık ve net olarak belirtmediğini belirterek kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2017/410 Esas, 2019/80 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2019/1816 Esas, 2021/854 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce, 23.06.2022 tarih ve 2022/6892 Esas, 2022/9760 Karar sayılı ilamı ile bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuş olup, bozma ilamında,” 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı Kurum tarafından dosyaya ibraz olunan 17.05.2022 tarihli müzekkere cevabında 1016813 ve 1016814 sicil sayılı dosyada işlem gören Seyhan Sağ Sahil Sulama Birliği ünvanlı işyeri borçlarının tamamının 04.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve dava konusu ödeme emirlerine ilişkin borç dönemlerinin tamamının ödenmiş olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ve tespitler nazarında, davalı Kurum tarafından gönderilen 17.05.2022 tarihli yazı içeriği de gözetilmek kaydıyla, 7143 sayılı yapılandırma sonucunda dava konusu borcun tamamının ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” belirtmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14.11.2022 tarihli yazısı ile 1016813 ve 1016814 sicil numaralı Seyhan Sağsahil sulama birliği unvanlı işyerinlerinin 7143 sayılı Kanuna göre yapılandırma yaparak dava konusu borcun tamamını ödediği bildirilmiştir.
Kanun kapsamında tarafların yapılandırma sözleşmesi imzalaması davaya son veren bir sulh işlemidir. Davacı, davalı Kuruma olan borcunu kabul ederek, yapılandırma şartlarından yararlanmak istemiş, Kurum da bir kısım alacaklarından vazgeçmek suretiyle davacı istemini kabul etmek suretiyle davacının borcunu ödemesini ve dolayısıyla alacağının tahsilini sağlamıştır. Dava konusu edilen alacağın kuruma yapılandırmadan yararlanmak suretiyle ödendiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
7143 Sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 13 – ç bendinde ” Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay 10.H.D. 2015/2827 E. 2015/6511 K. sayılı kararı “Yargılama sürecinde davaya konu kurum alacağını yapılandırarak tüm borçu ödediği gözetilerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına dava tarihinden sonra yapılandırma talebinde bulunan davalının sebep olduğu kabul edilerek yargılama giderinden sorumlu tutulmuştur. Mahkemece kurum alacaklarının ivedilikle tahsili amacıyla bir kısım kurum alacağının tahsilinden vazgeçen ve bu yolla borçluları borçlarını ödemek için teşvik amacı güden davalıyı davanın açıldığı tarihte haksız olarak niteleyerek yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiğinin takdir edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.”
Yine Yargıtay 10.H.D. 2019/6731 E. 2020/2333 K. sayılı kararında “eldeki davada davalı Salteks Teks. San ve Tic. A.Ş. tarafından başvurulan yapılandırma ve sonrasında yapılan ödeme sebebi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeni ile davalı şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte olup, mahkemece davalı şirket aleyhine yargılama gideri ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” denilmiştir.
İlgili Yargıtay kararları ve kanun hükmü nazara alınarak, tarafların yaptıkları yargılama giderinin tarafların üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek “davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı Kuruma olan borçlarını kabul ederek yapılandırdığını ve ödediğini, lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.