YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5695
KARAR NO : 2023/7094
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/422 E., 2023/353 K.
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/265 E., 2021/5 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşinin 22.04.2002 tarihinde öldüğünü ölüm aylığı bağlanması için yapılan başvurunun reddedildiğini, 4/1-b prim borcunun ödenmesini takip eden 01.09.2018 tarihinde ölüm aylığının bağlandığını ancak birikmiş olan aylıkların ödenmediğini, 2018/38 sayılı genelgede yatırılan prim borçlarını ödenmesinin akabinde geçmişe yönelik olarak ölüm aylığı bağlanabileceği belirtilmiş olmakla 2002 yılından bu yana tahakkuk etmiş ölüm aylıklarının bağlanması gerektiğini belirterek davacının geçmişe yönelik ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş herbir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı SGK vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulüne, SGK … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün kurum işleminin iptali ile davacıya 01.07.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığının bağlanmasının tespitine, mahrum kalınan ölüm aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesinin tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödemelerin prim ödemesi mi yoksa ihya mı olduğu konusunda terdit bulunduğunu, davacı vekilinin kuruma verdiği dilekçesinde ihya borçlanmasının tamamlanmasını talep ettiğini, 7143 sayılı Kanun kapsamında ihya ödeme planı düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, gerekli ödemenin yapılması üzerine ölüm aylığı bağlandığını, hak sahiplerinin yapabilecekleri hizmet ihyasının 5510 sayılı Kanun’da özel olarak düzenlendiğini, Kanun’un 36/son ve 31/2 maddelerine göre ölüm aylığının ihya edilen süreye ilişkin tutarın hak sahiplerince ödendiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle başlatıldığını, ihya ve borçlanmanın farklı kavramlar olduğunu, her türlü borçlanma süreleri hariç ifadesinin ihya için geçerli olmadığını, sigortalıların kendilerince yahut hak sahiplerince tasfiye edilmiş sürelerinin canlandırılmak suretiyle 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 prim gün sayılı koşulunun yerine getirilmesi halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacağını, bunun ihya işlemi olduğunu, dava konusunun ihya işlemi olduğunun açıkça anlaşıldığını, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “26.02.1986 tarihinde Bağ-Kur tescili yapılan ancak hiç prim ödemesi bulunmayan murisin kanun gereği en başından itibaren sigortalılığı durdurulmuş olup, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemenin ihya işlemi olduğu, ihya sonucu aylık bağlama durumunda ancak ihyaya ilişkin ödemenin yapıldığı tarihinden itibaren aylık bağlanabileceği sabit olduğu, kurum işleminde hata bulunmadığı, mahkemenin aksi yöndeki kararının yerinde olmadığı” “gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işlemin ihya olmadığını, işlemin prim borcu ödemesi olduğunu, ihyadan önceki ölüm aylıklarının ödenemeyeceğine ilişkin kararın yasalarda yeri olmadığını, ölüm aylığının ödeme tarihi öncesinde de hak kazanılacağına dair yerel mahkeme kararının doğru olduğunu, hak kazanma durumunda 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddesi göz önüne alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.