Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5697 E. 2023/5919 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5697
KARAR NO : 2023/5919
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/281 E., 2023/413 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/385 E., 2022/689 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline asıl Amme Borçlusu Akfa Mühendislik ve Taahhüt Hizmetleri Anonim Şirketinin ödenmeyen İdari Para Cezası nedeniyle ödeme emri gönderildiğini, asıl Amme Borçlusu Akfa Mühendislik ve Taahhüt Hizmetleri Anonim Şirketinin tek sahibi Akfa Holding A.Ş. olduğunu, asıl amme borçlusuna kayyum atandığını, TMSF kararı ile yönetim kurulunun fon tarafından oluşturulmasına karar verildiğini, TMSF tarafından yönetim kurulunun atanması ile birlikte, müvekkile herhangi bir görev verilmediğini, imza yetkisi de bulunmadığını, müvekkile gönderilen ve dava konusu edilen ödeme emirleri usule aykırı olarak tebliğ edildiğini, bahse konu borcun asıl amme borçlusu şirketin malvarlığından tahsil edilebilecekken kanuni temsilciden tahsil yoluna gitmenin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin hangi sıfat ile sorumlu tutulduğu dahi belli olmadan davalı tarafından gönderilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerektiğini, hukuka ve mevzuata aykırı 2017/012691 takip nolu ödeme emrinin takdiren ve tedbiren teminatsız durdurulmasını, hukuka ve mevzuata aykırı ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “.Bu değerlendirmeler doğrultusunda, davacının her ne kadar Akfa Mühendislik ve Taahhüt Hizmetleri A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu yetkilisi/ortağı olduğu iddia edilse de (05.12.2013 tarihli ve 8436 sayılı,17.04.2014 tarihli ve 8552 sayılı, 16.05.2014 tarihli ve 8571 sayılı, 13.08.2014 tarihli ve 8630sayılı, 07.04.2015 tarihli ve 8795 sayılı, 11.01.2016 tarihli ve 8986 sayılı, 11.07.2016 tarihli ve 9112 sayılı) ticaret sicil gazetesinde yer alan ilanlardan 24.12.2012 tarihinden itibaren davacının asıl amme borçlusu Akfa Holding A.Ş.’nin gerçek kişi temsilcisi olduğu davaya konu ödeme emirlerinde asıl borçlu olarak görünen Akfa Mühendislik ve Taahhüt Hizmetleri A.Ş.’nin hiç bir zaman yönetim kurulunda bulunmadığı ayrıca dava dışı şirkete gönderilen idari para cezasını içeren ödeme emrinden cezaların şahsiliği ilkesi gereğinde davacının sorumlu olmayacağı anlaşılmakla…” gerekçesi ile “…Davanın kabulü ile, davaya konu 2017/012691 takip nolu ödeme emrinin iptaline,…” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…Somut olayda, 364,45 TL tutarındaki Kurum alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali dava edilmiş olup, davanın kabulüne karar verilmiş bulunmasına göre, istinaf konusu dava değeri 364,45 TL’dir. Bu durumda karar kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile HMK’nun 346/1 maddesi göz önünde tutularak davalı Kurum vekilinin istinaf dilekçesinin reddi gerekir.” gerekçesi ile davalı … vekilinin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,

2. 5510 sayılı Kanunun 88 inci, 6183 sayılı Kanunun 58 inci, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3 ıncı maddesi yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.