Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5748 E. 2023/6316 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5748
KARAR NO : 2023/6316
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3038 E., 2022/2946 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/946 E., 2022/459 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1990’lı yılların başından bu yana tarımsal faaliyetler yürüttüğünü, müvekkilinin 7383075501 sicil no ile davalı kurum sigortalısı bulunduğunu, müvekkilinin 1990’li yıllardan itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız hayvansal ve tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı kuruma yapılan müracaatlar sonrası “2926 sayılı Kanun’un 10. maddesinde tescilde esas alınacak kayıtlar belirtilmiş olup bu kayıtlar arasında 1163 sayılı Kooparatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooparatifleri ile Birliği (PANKOBİRLİK) esas alındığını, bunların dışındaki kooperatif kayıtları tescilde esas alınacak kayıtlar arasında yer almadığını, bu nedenle … T.C. Kimlik Numaralı … tarafından yapılan tevkifata istinaden 01.08.1996 tarihinde başlatılan sigortalılığının 1163 sayılı Kanunla kurulan S.S. Dereli Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifindeki kaydına göre devam ettirilmesi mümkün bulunmadığı” şeklinde cevap verildiğini, SGK tarafından verilen bu cevap mevzuat hükümlerine ve Anayasayla güvence altına alınmış olan Sosyal Güvenlik Hakkına aykırı olduğunu, söz konusu kayıtlar arasında SS Dereköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin ismen adının yazmıyor olması 2926 sayılı Kanun kapsamında müvekkilin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesine engel olmadığını, 19.09.2019 tarihli … Holding A.Ş Genel Müdürlüğünün yazısından da açıkça anlaşılacağı üzere davacının Tekel İşletme Müdürlüğüne 1994-2009 yılları arasında müvekkilin satmış olduğu anason/üzüm bedelleri üzerinden de Bağ-kur prim kesintileri yapıldığını, aynı yazıda bununla ilgili tüm evrakların SGK’ya verildiğini, ancak davacının SGK Hizmet Dökümünde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süreleri işlenmediği, 1996-1999 tarihleri arasında yapılmış olan bağ-kur ödemelerinin göründüğü halde müvekkilinin o tarihlerde sigorta kaydı sayılmadığını, ayrıca davacı adına Kurum evraklarının bir kısmında tescil tarihi 01.08.1996 olarak görünürken, güncel tarihli E-Devlet dökümlerinde ise tescil tarihi 26.07.2018 olarak yazdığını, bazı yıllara ilişkin ise hiç tespit ve tescil işlemi yapılmadığını, makbuz örneklerinden, kooperatif kayıtlarından ve dinletilecek tanıklardan da açıkça ortaya çıkacağı üzere davacının 1996 yıllarından öncesinde de tarımsal faaliyette bulunduğu ve bağ-kur kesintileri ödediğini, davacının Tekel İşletme Müdürlüğüne ve SS Dereköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifine vermiş olduğu ürün bedellerinden Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, ürün bedellerinden prim kesintileri yapılmış olmasına rağmen, davalı Kurumun Kanunun kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, ayrıca müvekkil 7143 sayılı Kanun kapsamında davalı kuruma müracaat ederek İhya ödeme planı çıkarttırdığını ve davalı Kurum tarafından hesaplanan 6749 gün (Borçlanılan Gün Sayısı) karşılığında 38.086,70 TL borç miktarını son ödeme tarihinden önce 14.12.2018 tarihinde ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin 6749 sigorta prim gününün olduğu davalı kurumun resmi kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile tespit edilecek ilk prim tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren, davacının Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun ve davacının geçmişe dönük olarak 1990-2019 yılları arasındaki tespit edilecek zorunlu Bağ-Kur tarım sigortalılığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ihtilafla ilgili olarak kurumca tesis edilen işlemler kanun ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, sigortalının 4/b ödeme dökümünde yer alan ödemelerden yalnızca … Holding A.Ş.’ne vermiş olduğu anason ürünü sebebiyle 01.09.1996 – 31.12.1996 döneminin kurum kayıtlarına intikal ettiğini, 26.07.2018 tarihinden ziraat oda kaydını sildirdiği 05.02.2019 tarihi arasına hizmet verebildiğini, sigortalıdan yalnızca 1996 yılında anason kaynaklı bağ-kur kesintisi yapılmış olması ve ziraat oda kaydının 07.07.2004 tarihinde başlamış olması sebebiyle 01.09.1996 tarihinden sigortalıya kesintisiz hizmet verilemediğini, sigortalının 01.07.1996 tarihinde S.S.Dereköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne teslim ettiği süt ürününden yapılan tevkifat kesintisine istinaden geriye dönük hizmet talebi ise, Kurumun 10.04.2019 tarihli 5581772 sayılı yazı içeriğinde ürün verilen kooperatifin ürüne bağlı tescilde esas alınacak ilgili kuruluşlar arasında yer almaması sebebiyle, olumlu değerlendirilmediğini, bu sebeple, 4/b ödeme dökümünde yer alan bağ-kur ödemeleri 01.09.1996-31.12.1996 ve 26.07.2018-05.02.2019 tarihleri arasındaki hizmet dönemleri hariç fazla prim ödemesi olarak sigortalının bağ-kur hesabında görüldüğünü, sigortalıdan bu tutarın alınma sebebinin ise, sigortalının süt kesintisinden geriye dönük ilk tescil talebinde sigortalıya önce geriye dönük hizmet verilmesi ve sigortalının 7143 prim ve ihya yapılandırmaya başvurarak 14.12.2018 tarihinde yapılandırma tutarlarını ödemesi olduğunu, ancak aynı tarihte verdiği tahsis talebi doğrultusunda bağ-kur emeklilik servisince hizmet sürelerinin yeniden düzenlenmesi ve yukarıda belirtilen sebep nedeniyle süt ürününden yapılan kesinti kaynaklı verilen hizmetlerin iptal edilmesi olduğunu, davacının iş bu dava ile belirttiği istemleri hukuk nazarında yersiz olduğundan, kurum işlemlerinin güncel mevzuatlara uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının 01.01.1997-30.09.1998 ve 01.01.1999-30.12.2003 tarihleri arasında kesintisiz olarak 2926 sayılı Kanun’a tabi tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, usule ve hukuka uygun olan kurum işlemleri sebebiyle eksik ve hatalı inceleme yapan yerel mahkemece verilen kararın usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, özellikle ürün teslimi ve tevkifat belgeleri hükme esas dönemde davacı lehine Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğini ortaya koyduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Mahkemece tarımsal faaliyetin sürdürülmesinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılmadığını, yalnızca … Holding A.Ş.’ye vermiş olduğu anason ürünü sebebiyle 01.09.1996 – 31.12.1996 dönemi ile tarım İB formunun kurum kayıtlarına intikal ettiği 26.07.2018 tarihinden ziraat oda kaydını sildirdiği 05.02.2019 tarihi arasına hizmet verilebildiğini, davacının 01.07.1996 tarihinde S.S.Dereköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne teslim ettiği süt ürününden yapılan tevkifat kesintisine istinaden geriye dönük hizmet talebi ise, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı’nın 10.04.2019 tarihli 5581772 sayılı yazı içeriğinde ürün verilen kooperatifin ürüne bağlı tescilde esas alınacak ilgili kuruluşlar arasında yer almaması sebebiyle, olumlu değerlendirilmediğini, Kurum işlemlerinin usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.